Category Archives: LinkedIn

İK’cılardan Pek Hazzedilmemesinin 5 Nedeni

I-love-HRİnsan Kaynakları bölümlerine her şirketin, her çalışanın ihtiyacı var.

İş gücünü sağlıklı bir şekilde yönetmek her zamankinden daha önemli hale geldi. Doğru çalışanı işe almak, olumlu performans göstereni işte tutmak ve bir adım ileriye taşıyabilmek için İK stratejik önemi yüksek bir fonksiyon.

Peki iş yaşamında en popüler çalışma arkadaşları İK’cılar mıdır? Genellikle hayır. Acaba neden?

İşte size İK’cılardan pek hazzedilmemesinin 5 Nedeni:

1. “Yönetimin sesi” durumundaki İK’cılar:

Kurumsal yaşamın getirdiği kudrete kendini kaptırıp aslında kendisinin de bir “çalışan” olduğunu unutan İK’cılar; inanın üst yönetimler için de sevimli değilsiniz. Geçici olarak elde ettiğiniz güce kendinizi kaptırmayın. Sahip olduğunuz ayrıcalıklara sahip olmanızı işiniz gerektiriyor.

2. Bürokrasi odaklılık:

En önemsiz konular için talep formları yaratmayı, her şeyi politika ve prosedürlere bağlamayı , gereksiz kurallar yaratıp uygulanmaları için baskı yapmayı, “şirket polisliği”ni İnsan Kaynakları zanneden, insandan çok kırtasiyeye ilgi duyan İK’cılar, kimseye olmadığı gibi kendinize de bir faydanız yok.

3. Sayılardan kopuk dünya:

Analitik düşünme becerileri zayıf, rakamlardan uzak, “hesap-kitap” bilmeyen, bütçe yönetiminin, karlılığın önemini anlayamamış, hayali bir yetkinlikler aleminde yaşayan İK’cılar ayağınızı yere basın. Çünkü her işinin ucunda rakamlar var ve rakamlardan uzak görüntünüz iş arkadaşlarınızı rahatsız ediyor.

4. “İş”ten uzak / “iş”i kavrayamayan bir bakış açısı:

Bir İK’cıysanız ilaç sektöründe çalışıyorsanız “eczane”yi, perakendede çalışıyorsanız “mağaza”yı, bankacılıkta çalışıyorsanız “şube”yi anlamak zorundasınız. İçinde yer aldığınız sektördeki işin ne olduğu hakkında fikriniz yoksa ne çalışanlarla ilişki geliştirebilirsiniz ne de yarattığınız uygulamaların etkisini anlayabilirsiniz. İK’cıysanız yapılan işe, kullanılan jargona, içinde bulunduğunuz sektöre yakın durun.

5. Çalışandan uzak “İK Getto”ları:

İnsan Kaynakları doğası gereği bir çok süreci gizli yürüten bir fonksiyon. İK’cıların bazıları çalışanla samimi olup ipin ucunu kaçırmak endişesiyle çalışana mesafeli durur. Bu da kendi ekipleri içinde “getto”laşmalarına yol açar. Zamanla çalışanlar da onlardan uzak durmayı tercih eder. Diyaloğun olmadığı yerde eninde sonunda sıkıntı olur.

Çalışanların, şirket yönetimlerinin saygı duyduğu bir iş ortağı haline gelmek; sadece sayılan değil sevilen, güven duyulan bir iş birimi olabilmek; İK’yı stratejik bir fonksiyon haline getirmek bugünün İnsan Kaynakları profesyonellerine bağlı. Bunu başarabilenler yetenekli gençlerin de bu yönde önünü açacaktır. İK camiası olarak İK’nın geleceği bizim elimizde…

İş Ararken LinkedIn’i Daha Aktif Kullanmanın 7 Yolu

Eskiden adaylarla iletişim mektupla ve telefonla kurulurdu. Internet araçlarının gelişmesiyle, kişiler ve kurumlar birbiriyle online olarak temas kurma imkanına sahip oldu. Online networking sitelerinin yaygınlaşmasıyla iletişim iki taraflı olarak çok daha hızlı hale geldi.

LinkedIn, profesyonel online networking alanında, iş dünyasındaki en güçlü ve en etkili araç olmaya devam ediyor. 120 milyona yaklaşan kullanıcı sayısına her saniye bir kişi daha eklendiği biliniyor. Site özellikle iş arayanlar için gittikçe daha cazip hale geliyor. LinkedIn’de iş ararken yapılan en yaygın yanlış ise kullanıcıların pasif kalması oluyor. Aslında, LinkedIn’i daha aktif kullanarak daha iyi sonuçlar almak mümkün.

İşte size bu yönde 7 tavsiye:

1.    Profilinizi tamamlayın:

LinkedIn’deki profiliniz bir bakıma sizin online CV’nizdir. İş ararken “eksik” görünmek ister misiniz? Tabii ki hayır. Öyleyse tüm iş deneyimlerinizle birlikte profilinizi eksiksiz doldurun. Özellikle son 2-3 işinize, temel sorumluluklarınızı madde madde ekleyin. Summary kısmında bir ya da iki cümleyle kim olduğunuzu anlatın.

İşe alımcılar LinkedIn üzerindeki aramalarını key word’lerle yaparlar. Profilinizin iş aradığınız alandaki anahtar kelimeleri içerdiğinden emin olun.

2.    Mümkün olduğunca çok connection ekleyin:

Gündelik yaşantımızda olduğu gibi, online networking’de de ne kadar çok insanla “bağlantı”lı olursanız, o kadar çok yeni “bağlantı”ya ulaşma şansınız olur. LinkedIn’in en iyi taraflarından biri katlanarak büyümesidir.

Sisteme yeni katıldıysanız öncelikle eski iş arkadaşlarınızı, müşterilerinizi, tedarikçilerinizi, aile üyelerinizi, özel arkadaşlarınızı ekleyebilirsiniz. Sonrasında ise connection’larınızı artırmak için zaman harcamanız gerekir. Network oluşturmak kolay değildir. İlgi ve emek ister, meyvelerini ise zaman içinde verir.

3.    Davetiyelerinizi kişiselleştirin:

Kişileri davet ederken kısaca kendinizi tanıtın ve neden temas kurmak istediğinizi belirtin. Böylece LinkedIn’in sıkıcı, standart davet mektubundan uzaklaşıp dikkat çekmiş olun.

4.    Search fonksiyonunu daha etkili kullanın:

Detaylı arama özelliğini kullanarak alanınıza özgü işe alım danışmanlarına, ilginizi çeken şirketlerin işe alım sorumlularına, potansiyel işverenlerinize ulaşma şansınız olur.

5.    LinkedIn gruplarında aktif olarak yer alın:

Gruplarda merak ettiğiniz konular hakkında size bilgi verebilecek kişilerle karşılaşabilirsiniz. Gündelik hayatta karşılaşamayacağınız pek çok yeni uygulama ve yeni gelişme hakkında fikir sahibi olabilirsiniz. Ayrıca gruplarda yapacağınız yorumlar ve katkılarınız sayesinde “görünür”lüğünüz, yani farkedilme ihtimaliniz artar.

6.    Status kutunuzu daha sık güncelleyin:

Hoşunuza giden faydalı olabileceğini düşündüğünüz bilgileri, aklınıza takılan soruları, hatta çekinmeksizin iş aradığınızı durum kutunuzda paylaşın. LinkedIn’in haber akışı içindeki besleme sistemini kullanmak network’ünüzün aklında kalmak için iyi bir yöntemdir. Durumunuzu sıklıkla ama “akıllıca” güncelleyin.

 7.    Online “tavsiye mektupları” alın:

LinkedIn içinde yer alan recommendation sistemi sayesinde eski yöneticilerinizden, çalışma arkadaşlarınızdan tavsiye yazıları alabilirsiniz. Bu kısa yazılar sizi daha “sağlam” gösterir. Sıkıcı, kimsenin okumak istemediği, yapmacık referans mektuplarındansa, kısa ve samimi ifadeler içeren “tavsiye”ler her zaman daha iyidir.


LinkedIn son bir senede üye sayısını %63 artırdı. Bugün geldiğimiz noktada bu hızlı büyüme sürecek gibi görünüyor. Bunun altında yatan neden çok basit: Sitenin kullanıcılarına sunduğu faydalar. Hizmet ya da B2B ürün satan şirketler, iş arayanlar, işe aday arayanlar, iş dünyasındaki güncel gelişmeleri izlemek isteyenler; hemen hemen herkes LinkedIn’de.

İş arıyorsanız bu siteyi daha etkili kullanarak bir adım öne geçmek ise sizin elinizde. Yapmanız gereken ilk şey mouse’u elinizden bırakmadan LinkedIn’e giriş yapmak.

LinkedIn’i Daha İyi Kullanmanız için 10 Neden




LinkedIn’i Daha İyi Kullanmanız için 
10 Neden





2003’te iş dünyasına yönelik bir networking sitesi olarak kurulan LinkedIn, profesyoneller arasında hızla yaygınlaşmaya devam ediyor. Site geçtiğimiz ay profilini ekleyen 60 milyonuncu kullanıcısı için özel bir kutlama yaptı. Daha iki ay önce, Aralık 2009’da LinkedIn’de kayıtlı profil sayısı 55 milyondu. Kısa süredeki bu artışı göz önünde bulundurursak sitenin yayılma hızını daha iyi anlayabiliriz.


LinkedIn’in bu kadar süratle büyümesinin en önemli nedeni dünya genelindeki tüm profesyonellere gerçek ve etkili bir iletişim ağı kurma, network geliştirme imkanı vermesidir. LinkedIn, özellikle son 2 yılda, CEO olarak Yahoo’nun network’ten sorumlu tepe yöneticilerinden Jeff Weiner‘ın atanmasının ardından büyük atak yaptı. Business Networking için en etkili araç LinkedIn haline geldi.


Hala profil eklemeyenlere tam bir LinkedIn profili oluşturmak bir külfet, el oyalayan bir iş gibi görünebiliyor. Aslında MS Word formatındaki CV’nizden copy-paste yaparak profilinizi kolayca yaratabilirsiniz. Üstelik network connection’ları tek tek eklemeye de gerek yok. MS Outlook’tan ya da Gmail’den kontakt listelerini LinkedIn’e yüklemek mümkün.


İşte size LinkedIn’i daha iyi kullanmanız için 10 neden:

1.    En önemlisi sağladığı profesyonel network kurma imkanıyla bir çok kapının açılmasını sağlamasıdır. Sitenin en önemli gücü budur.
2.    Site içindeki arama fonksiyonları ile bir çok kişi ve kurumla iletişim kurabilirsiniz. Gündelik yaşamda, ulaşma olanağı bulamayacağınız bir çok insanla LinkedIn sayesinde tanışabilirsiniz.
3.    Özel, önemli kişilere tanıtım amaçlı, kısa, çarpıcı cover letter’lar gönderebilirsiniz.
4.    Soru – Cevap forumları size uzmanlar tarafından yanıtlanmış, bir çok ilginç konuda bilgi sahibi olma şansı verir.
5.    Bir çok kaliteli iş ilanı, kaliteli adaylara ulaşmak için sadece LinkedIn’de yayınlanır.
6.    Profiliniz sizin için kişisel olarak bir pazarlama aracıdır. İnsanlar profilinize Google, Bing, Yahoo gibi arama motorları aracılığıyla ulaşabilir.
7.    LinkedIn network’ünüz genişledikçe iş başvurusu yaptığınız ve yapmayı düşündüğünüz şirketlerdeki bağlantılarınıza ulaşma şansı verir.
8.    LinkedIn grupları sayesinde uzmanlık alanınızla ilgili spesifik konuları öğrenebilirsiniz. İş arayışında değilseniz bile bu gruplar içindeki bilgi paylaşımını izleyerek kişisel ve profesyonel gelişiminize katkıda bulanabilirsiniz. Kim bilir gündelik hayatta karşılaştığınız, işinizle ilgili zorlu bir problemin çözümü belki de bu gruplarda saklıdır.
9.    LinkedIn’in güvenli arama seçenekleri sayesinde işvereniniz, yöneticiniz farketmeden gönül rahatlığıyla iş arayabilirsiniz.
10. İşe alımcılar ve insan kaynakları profesyonellerinin neredeyse tamamı LinkedIn’ deki aday potansiyelini dikkatle takip eder. Siz iş aramasanız da farkında olmadığınız yeni olanaklar sizi bu site sayesinde bulabilir.


“Ahbap kanalıyla işe girmek” iş hayatında eskilerde kalmış, anlamını artık yitirmeye başlamış bir kavram. Bir çok sektörde şirketler o kadar sert bir rekabet içindeki tanıdık-ahbap kanalıyla gelen kişilerle değil en iyi profesyonellerle çalışmak zorundalar. Şunu yine de unutmayın CV’niz başvurduğunuz kuruma herhangi bir yolla değil network’ünüz aracılığıyla giderse herhangi bir yabancı olmaktan çıkarsınız. Bu nedenle, şu an itibariyle yeryüzündeki en etkili networking aracı olan LinkedIn’i kullanmayı ihmal etmeyin.
Bir profiliniz yoksa, oluşturun; profiliniz eksikse tamamlayın. Unutmayın tam bir profile sahip olursanız ve profilinize recommendation’lar eklerseniz arama sonuçlarında daha kolay bulunursunuz.
Daha iyi, daha mutlu işe giden yolda, önünüzdeki kapılardan birinin anahtarı LinkedIn olabilir.