Category Archives: cep telefonu

Daha Etkili ve Daha Az Sıkıcı Toplantılar Yapmanın 10 Yolu

Toplantılardan sıkılıyorsanız işiniz zor. Kariyeriniz boyunca giderek daha fazla toplantı yapmanız gerekecek.

 

 

O zaman iş yaşamının bu önemli “vazgeçilmez”ini daha etkili hale getirin. İşte size bu yolda kullanabileceğiniz 10 öneri:

1. Zaman planı:

Toplantıya başlayacağınız, ve toplantıyı bitireceğiniz saati baştan bildirin; bu plana uyun. Bunu alışkanlık haline getirmeniz bir sonraki birlikteliğinize disiplin katar. Toplantı odanızda herkesin görebileceği bir saatin olması önemlidir.

2. Geç kalana tolerans göstermeyin:

Aranıza geç katılan arkadaşlarınıza kahve servisi yaptırmanız ya da bir sonraki görüşmenize bir pasta getirme cezası vermeniz zamanında gelme yönünde kendilerini motive edebilir.

3. Lafın uzamasına izin vermeyin:

Hemen hemen her ekipte lafı uzatan, cümlenin sonunu getiremeyen, “mıy mıy mıy” diye anlamsız ifadeler kullanan birileri vardır. Karşınızda böyle biri varsa yönlendirmekten, tekrar raya sokmaktan çekinmeyin.

4. Toplantıya “oyuncak” almayın:

Mümkünse cep telefonu, BlackBerry, iPad, laptop getirilmemesini isteyin. Bir toplantı süresinde hemen yanıtlanması gerekecek kadar ölümcül kaç tane işiniz oluyor?

5. Sabah saatlerinde toplanın:

İnsanların daha “uyanık” olduğu saatler sabah saatleridir. Yorgunluk çökmeden yol alın.

6. Toplantı gündeminize harfiyen uyun:

Gündeminizde olmayan konular açığa çıkarsa not alıp devam edin, o konuları ayrıca toplanıp değerlendirin. Her sürpriz konuyu ajandanıza alırsanız hem toplantınız bitmez hem de asıl gündeminizden uzaklaşırsınız.

7. Arada bir ayaküstü toplantı da olur:

Konuşacağınız konu, kısa konuşulabilecek bir konu ise, hızlıca paylaşıp karar alabileceğinizi düşünüyorsanız ayak üstü de konuşabilirsiniz.

8. Toplantı odanız serin Olsun:

Bazı içeceklerin üzerinde “soğuk içiniz” yazar. İçeceğinizi istediğiniz gibi alın ama toplantı odanızı mutlaka soğuk tutun. İnsanların –hele yemek sonralarında- gevşeyip esnemeye başlamasını istemiyorsanız, soğuk ve “diri” odalar her zaman daha iyidir.

9. Yiyecek almayın:

Toplantıda yiyecek ortalığı dağıtmakla kalmaz katılımcıların da dikkatini dağıtır. Ayrıca onca kaloriye ihtiyacınız var mı?

10. Toplanmaya gerek var mı?

Son olarak, toplantı daveti atmadan önce gerçekten toplanmaya gerek var mı bir düşünün. Bazen bir e-mail, bir-iki telefon görüşmesi de işinizi görebilir.

Reklamlar

Ofiste Güvenilirliğinizi Kaybetmenin Garantili 9 Yolu (%100 çalışıyor)

Ofiste Güvenilirliğinizi Kaybetmenin Garantili 9 Yolu (%100 çalışıyor)
Bir işte başarılı olabilmeniz için o işte mutlu olmanız gerekir. İşinizde mutlu olmanın yolu ise çalışma arkadaşlarınızla iyi ilişkiler kurmanıza bağlıdır. İş arkadaşlarınızla sürdürülebilir ilişkilere sahip olmak için ise güvenilir biri olmak zorundasınız.
İnsanlar gözleri arkada kalmadan size sırtlarını dönüp gidebilmeli. Peki, güvenilir biri olmanın yöntemi nedir? Madalyonun öbür yüzünü görmek doğru yolu bulmamızda yardımcı olabilir. İşte size ofisinizdeki güvenilirliğinizi kaybetme yolunda 10 adım:
1.    Bol keseden söz verin, sonra arkanızı dönüp gidin:
Yapılan işlere destek olacağınıza, gerektiğinde işin ucundan tutacağınıza dair sözler verin. Sonra en kritik, hassas süreçlerde ortadan kaybolun. Çalışma arkadaşınız ihanete uğradığını düşünebilir. Ama her şeyin sorumlusu siz misiniz? Boşverin!
2.    Kepçeyle vaatlerde bulunun, sonra kaşığın ucuyla yerine getirin:
İş arkadaşlarınızın güvenini kaybetmenin en etkili yollarından biri budur. Yapacaklarınız, yapabilecekleriniz ile ilgili habire atın tutun, mangalda kül bırakmayın. İnsanlar sizinle birlikte havaya girsinler; ayakları yerden kesilsin. Sonra tepetaklak düşebilirler. Olur bazen öyle.
3.    Telefon mesajlarınızı yanıtsız bırakın:
Arkadaşlarınıza “benim için hiç bir önemin yok” masajını vermenin yöntemi budur. Kimseyi geri aramayın. Çok meşgulsünüz, vaktiniz yok ya da telefonunuzun şarjı bitti. Amaaan, kim uğraşacak telefonla?
4.    E-mail’lerinizi cevaplamayın:
Günümüz teknolojisi her yerden e-mail’lerinize erişim imkanı veriyor. Bu yönde de farklılığınızı göstermelisiniz. İnsanlar yazdıklarıyla kalsın. E-mail’ler yanıtsız kalsın, hatta okunmamış (unread) olarak dursun.
5.    Övgüler yağdırın
Takdir ederken seçici davranmayı bırakın. Her iş şahane, herkes mükemmel olsun. Sözünüzün değeri 0’a insin.
6.    Başkalarının başarılarını sahiplenin
İçinizden manevi destek vermiş olabilirsiniz. Bu da sizi o işe ortak yapar. Hem belki fark etmezler, kim bilir?
7.    Hatanızı kabul etmeyin:
Yanlışlarınız olduğunda sorumluluğunuzu reddedin. İlgili gerçekleri itiraf etmek güvenilirliğinizi artırabilir ama siz geri adım atmazsınız. Tarzınız değil, değil mi?
8.    İki yüzlü olun:
Söylediklerinizle yaptıklarınız arasındaki değişkenlik saniyelerle ölçülebilsin. Söz ağızdan çıkar uçar gider. Kimse sizi gerçekten tanıyamasın.
9.    İnsanları kandırın:
Güven duygusunu kaybettirmenin en garantili yolu budur. En iyi niyetli yalanlar, manipülasyonlar bile hakkınızda kuşku uyandırır.
Güvenilirliğinizi korumak istiyorsanız, istisnasız her zaman gerçekçi ve dürüst yaklaşıma daha yakın durun. İletişim becerinizi daha ileri noktalara taşımanızın, arkadaşlarınızla sürdürülebilir, verimli ilişkiler kurmanızın temeli “sağlam” biri olmanızdır. En zor koşullarda bile güvenilirliğinizden ödün vermemeye çalışın.

İş Arkadaşlarınızı Çileden Çıkarmanın 33 Yolu

İş Arkadaşlarınızı Çileden Çıkarmanın 33 Yolu
Çalışma arkadaşlarınızı ailenizden, eşinizden, en yakınlarınızdan bile daha fazla görüyorsunuz. İşin ilginç tarafı, birlikte verimli çalışmak ve ister istemez iyi geçinmek durumunda olduğunuz bu insanları seçme şansınız yok.


Bazen iş arkadaşlarımızla birlikte yol almak ciddi bir sorun haline gelir. Bu sorunlar çoğunlukla günlük iş akışımız içindeki ufak tefek şeylerden kaynaklanır. Can sıkıcı davranışların farkında olmanız, bunlardan kaçınmanız; birlikte görev yaptığınız kişilerle sürdürülebilir ilişki yürütmenizi sağlayabilir.

İşte size bu davranışlara 33 örnek:
1.    Masanızı dağınık bırakın, kedi yavrusunu kaybetse bulamasın,
2.    Yöneticinize sürekli yağ çekin, o bile sıkılsın,
3.    Mütemadiyen her şeyden şikayet edin,
4.    Herkes hakkında dedikodu yapın, ileri-geri konuşun,
5.    Her e-mail’i reply all / tümünü yanıtla seçeneğini kullanarak yanıtlayın,
6.    Politik ya da dini konularda ateşli tartışmalar başlatın,
7.    Fütursuzca açık saçık fıkralar anlatın,
8.    Argo dil kullanımının en ağır örneklerini sergileyin,
9.    Junk e-mail’leri herkese forward edin,
10.Yüksek ses çıkartarak (cak cak cak diye) sakız çiğneyin,
11.Otoparkta özellikle arkadaşlarınızın yerlerine park edin,
12.Cep telefonunuzu kullanarak yüksek sesle kişisel konuları ortalıkta konuşun,
13.İşe giderken baygınlık verici kokular sürmekten çekinmeyin,
14.Başarılarınız yere göğe sığmasın, self-marketing’i abartın,
15.Başınıza gelen talihsizlikleri her fırsatta anlatın,
16.Ödünç aldığınız şeyleri geri vermeyin,
17.İzin almadan insanların yiyeceklerini alın, yerlerine ambalajlarını bırakın,
18.Telefonunuzda garip telesekreter mesajları bırakın,
19.Bir iş arkadaşınız bir şey mi okuyor, arkasına geçip ne okuduğuna bir göz atın,
20.Başkalarının başarılarını siz üstlenin, ne de olsa moral destek verdiniz (!),
21.Masadan masaya sohbet edin,
22.Ofisinizdeki mutfağı, kafeteryayı dağınık bırakın,
23.Kalemlerinizle, ellerinizle tempo tutun, masanızı kifayetsiz bir bateriye dönüştürün,
24.Ayakkabınıza metal parçalar ekletin ki ofiste yürüdüğünüzde herkes sizin geldiğinizi anlasın,
25.Her toplantıya geç kalın, biraz bekleseler de olur,
26.Cep telefonunuzda olabilecek en rahatsız edici zil sesinini kullanın,
27.İhtiyaç olduğunda kimse sizi bulamasın, ofiste oradan oraya dolanın,
28.Sürekli yüksek sesle müzik dinleyin,
29.Sağlık sorunlarınızı en ince detayına girerek anlatın,
30.Cep telefonunuzla tuvalette konuşun,
31.Habire yalan söyleyip, “aa ben yanlış anlamışım” diye toparlamaya çalışın,
32.Koridorlarda ıslık çalarak dolaşın,
33.Zevzeklik yapın, önünüze gelene “nasılız, eğleniyor muyuz?” diye sorun.