Category Archives: stres

Mülakat Randevusu Beklerken Yelkenleri Suya İndirmemenin 15 Yolu

İş arama süreçleri belirsiz, ucu açık yolculuklardır. Serüven ne kadar sürer, nerede biter bilinmez. Belirsizlik ister istemez stres yaratır. İş aradığınız dönemlerde bazen o kadar deprese olabilirsiniz ki yataktan çıkmak istemediğiniz günler bile olabilir.

İş arama süeçleri, moralinizi bozmayı bırakın, motivasyonunuzu en üst düzeyde tutmanız gereken dönemlerdir. Gözünüzün açık, özgüveninizin yüksek olması için mutlu olduğunuzu hissetmelisiniz.

İşte size yelkenleri suya indirmemeniz için 15 öneri:

1. Negatif yaklaşımlı kişilerden uzak durun:

Bardağın boş yarısını görmeyi alışkanlık haline getiren insanlardan koşarak uzaklaşmanız gereken dönem bu dönemdir. İster istermez, kendi başınıza kaldığınız anlarda kafanızda bir şeyleri kuracaksınız. Sıkıntınızı artıracak arkadaşlardan uzak durun.

2. “Çalışan”larla daha sık görüşün:

Görüşün ki çalışma yaşamından kopmayın. Sağda solda ne olup bittiğine dair fikir sahibi olun. Farklı şirketlerde oluşan, ilan edilmeyen yeni ihtiyaçları en kolay bu yolla öğrenebilirsiniz.

3. “Haberler”le olan ilişkinizi sınırlandırın:

Evet dünyada ne olup bittiği hakkında fikir sahibi olmalısınız. Bununla birlikte, özellikle genç nüfusta yükselen işsizlik oranlarını habire duymanın size bir faydası var mı? Kendinizi negatif haberlerden koruyun.

4. Sizi mutlu eden şeylere daha çok zaman ayırın:

Hobilerinize veya uğraşırken kendinizi mutlu hissettiğiniz şeylere daha çok zaman ayırın. Yeni, heyecan verici uğraşılar edinin. İşe başladıktan sonra böyle şeylere sadece haftasonlarınızda ve yıllık izinlerinizde vakit ayırabileceksiniz. O zaman, vaktinizi değerlendirin.

5. Network’ünüzü genişletin:

Sosyal ağları, özellikle LinkedIn’i kullanarak daha çok kişiyle temas kurun. Eski iş arkadaşlarınız, eski yöneticileriniz, özel arkadaşlarınız, görüşme yaptığınız kişiler ilk hedefleriniz olabilir.

6. Biyografi okuyun:

Özellikle başarılı, tarihte iz bırakmış insanların biyografilerini okuyun. Her başarılı kişinin defalarca tökezleyip yeniden ayağa kalktığını bu kitaplarla hatırlayın.

7. Yeni iş arama yöntemleri deneyin:

Yakınınız olan bir yöneticiden sizinle bir “egzersiz” mülakatı yapmasını rica edin. Ya da CV’nizin formatını değiştirin. Kronolojik bir CV yerine fonksiyon odaklı bir metin de hazırlayabilirsiniz.

8. Bir yakınınız “moral”inize bekçilik etsin:

Sık görüştüğünüz birinden negatif düşünmeye başladığınızda sizi uyarmasını isteyin.

9. Çocuklarla daha çok zaman geçirin:

Yeryüzündeki bütün kaygısı “birazdan neyle oynasam?” olan bir çocuk bu dünyada neyin önemli olduğunu hatırlamanıza yardımcı olabilir.

10. Yemek yapın:

Sağlıklı ve ucuz tarifler bulup yapmayı deneyin. Yemek yapmak insanın dikkatini tek bir yöne kanalize ettiği için etkili “kafa boşaltma” yöntemlerinden biri olabilir. Hem belki de bir şaheser yaratırsınız, kim bilir?

11. Bir Sivil Toplum kuruluşuna katılın:

Yardıma muhtaç olanlarla ilgilenmek bu dönemlerde yapabileceğiniz en faydalı işlerden biridir. Bu yolla yararlı olduğunuzu hissetmenin yanı sıra yeni arkadaşlar edinme imkanı da bulursunuz.

12. Her gün yeni bir şey öğrenin:

En basit örnekle anlatmak gerekirse Wikipedia’dan her gün bir makale okuyun. Öğreneceğiniz yeni bilgiler hiç ummadığınız anlarda, yaşamınızı kolaylaştırabilir.

13. Spor yapın:

Hırstan uzak yapılan sporun serotonin düzeyini yükselttiği biliniyor. Giyin spor ayakkabılarınızı, yol nereye siz oraya.

14. Kendize zorlu bir hedef belirleyin:

Bir entrümanı çalmayı öğrenmek ya da 10 km koşmak veya yürümek gibi zorlu bir hedefin peşine düşmek duygu durumunuzu güçlendirir. Hedefinize adım adım yaklaştıkça özgüveniniz daha da artar.

15. Haftada bir gün iş aramayın:

CV’nize, iş arama ve networking sitelerine haftada bir gün yaklaşmayın. Arkanıza yaslanın, dinlenin, zihninizi boşaltın, o günü kendinize ayırın.

İş ararken oluşabilecek depresif hisler demotivasyonla sonuçlanır. Demotive kişi daha az işi beğenme ve başvurma eğiliminde olur. Dikkati dağıldığı için olabilecek rolleri gözden kaçırır, başvurduğu rolleri takip etmez.

Yeni işiniz hayatınızdaki kırılma noktalarından biri olabilir. Bu dönemlerde bu tip basit hatalar yapmak istemezsiniz. Bu önerileri ya da farklı yöntemleri denemekten çekinmeyin.

Mülakat Stresini Azaltmanın 6 Yolu

 

 

 

 

 

 

 

 

Mülakatlarınız öncesinde heyecandan içiniz içinize sığmıyorsa bilin ki yalnız değilsiniz. En deneyimli kişiler, hatta tüm iş yaşamları mülakat yapmakla geçen İK profesyonelleri bile “değerlendirilen” konumunda olunca heyecanlanırlar. İster istemez ortaya çıkan bu stresle başa çıkmanın bazı yolları olabilir.

İşte size bu yönde işinize yarayabilecek 6 adım:

1- Uyku düzeninize özen gösterin: Görüşmeniz öncesindeki gece, yatakta stresten dört bir yana dönmemek için uyku düzeninize iki-üç gece önceden başlayarak dikkat edin. Görüşmeniz öncesindeki günlerde kendinizi daha fazla yormanız faydalı olabilir.

2- Görüşmenize zamanında gidin: Ne çok erken gidin ne de geç kalın. İyi bir yol planı yapıp görüşmenize zamanında gidin. Mülakatınızın yapılacağı yeri tam olarak bilmiyorsanız yanınıza bir kroki alın. Görüşeceğiniz yer size kroki veremiyorsa Google Maps bu sıkıntıyı aşmanızda yardımcı olabilir. Çok erken giderseniz görüşmenizin başlamasına 5-10 dk. kalıncaya dek binaya girmeyin. Ne görüşeceğiniz kişiyi “aday erken gelmiş” diye strese sokun ne de siz resepsiyonda dakikalarca yeşerin.

3- Görüşme öncesinde ağır yemekler yemeyin: Görüşmeniz esnasında uykunuzun gelmesini veya bir baygınlık hissi oluşmasını istemiyorsanız bir önceki öğününüz salata ya da tost gibi hafif bir yiyecek olsun. Fiziksel olarak zinde hissetmeniz işinizi kolaylaştırır.

4- Sabah saatlerinde görüşmeyi tercih edin: Öğleden sonra yerine sabah görüşmek, kafanızda negatif düşünceler kurmak için size daha az zaman bırakır. Bununla birlikte “afyonunuz geç patlıyorsa” öğlene doğru saatleri tercih edin.

5- Hazırlanın: Sorulacak sorulara yanıt olarak verebileceğiniz somut örnekler düşünün. Deneyimlerinizi gözden geçirin. Neyi, nasıl başardınız? Başaramadıysanız nedeni neydi, deneyiminiz sonrasında öğrendikleriniz neler oldu? Mutlaka hazırlanın. “Hazır” olduğunuzu hissederseniz aklınız daha rahat olur.
Ayrıca görüşeceğiniz şirket ve görüşmenize konu olan rol hakkında bilgi edinmeye çalışın şirketin web sayfası, sahip olduğunuz network bu yönde yararlı olabilir.

6- Mümkünse izin alın: Mülakata katılacağınız gün izin almanız o gün için stresininizi azaltır. Daha az çalan bir cep telefonu ya da yetişeceğiniz bir toplantının olmaması daha sakin hissetmenize yardımcı olur.

Yeni Mezunların İlk İşlerinde Kaçınmaları Gereken 6 Davranış



Yeni Mezunların İlk İşlerinde Kaçınmaları Gereken 6 Davranış
Üniversiteden mezun olup iş hayatına katılmak hayatımızdaki önemli virajlardan biri. Her sene bir çok yeni mezun bu değişimi yaşayıp farklı şirketlerde profesyonel dünyaya katılıyor.
Bu zorlu adaptasyon dönemlerinde bir çok genç arkadaşımız farkında olmadan yanlış davranışlar sergileyebiliyor. Kaçınılması gereken bu davranışların farkında olmak genç profesyonellerin yaşamını kolaylaştırabilir. İşte size 6 örnek:

1-   Sıkıcı işlerle uğraşmak istememek:
Aldığınız diploma nereden olursa olsun yeni başladığınız işi en alttan başlayarak öğrenmenizde yarar vardır. İletişim becerinizi geliştirmenin, şirketteki kilit rollerdeki kişileri tanımanın, ofiste işlerin nasıl yürüdüğünü öğrenmenin en güvenilir yolu budur.
2-   Farklı opsiyonları düşünmemek:
Üniversitede bir konuyu sadece bir yönüyle ele alıp, üzerinde düşünceler üretebilir, ödevler, tezler hazırlayabilirsiniz. İş yaşamında ise üzerinde çalıştığınız her konuyu ayrıntılı bir şekilde incelemeniz, sorumluluklarınızla ilgili öneriler, farklı yöntemler geliştirmeniz beklenir.
3-   Sosyal medya sitelerindeki bilgilerinizin önemsiz olduğunu düşünmek:
Facebook, Twitter gibi sitelerde paylaştığınız şeyler profesyonellikten uzak bir imaja sahip olmanıza yol açıyorsa ve yöneticiniz de bunun farkındaysa, en iyi ihtimalle yöneticinizin aklında sizinle ilgili soru işaretleri oluşur. Paylaştıklarınız haddinden fazla “samimi” bir içeriğe sahipse konu işten çıkartılmanıza dek gidebilir.
4-   İşleri sürüncemede bırakmak:
Üniversitede ödevlerinizi, sınav hazırlıklarınızı son dakikaya bırakmanız sadece sizi ilgilendirir. Davranışınızın sonuçlarına siz katlanırsınız. İş yaşamında ise durum farklıdır. Ofisinizde işleri son dakikaya bırakırsanız konuyla ilgilenen diğer çalışma arkadaşlarınızı güç durumda bırakabilirsiniz. Profesyonel repütasyonunuz bu durumdan mutlaka olumsuz etkilenir. Bu şekilde tanınmak istemezsiniz.
5-   Eski çalışanlarla ilişki kurmak için çaba göstermemek:
Şirketinizdeki yaşıtlarınızla ya da kendi departmanınızdaki arkadaşlarınızla vakit geçirmekten hoşlanıyor olabilirsiniz. Ancak farklı bölümlerde görev yapan deneyimli çalışanlarla ilişki kurmak gelişiminizi hızlandırabilir. “Kıdemli”lerin farkında olun.
6-   Teşekkür etmemek:
Yöneticiniz ya da bir iş arkadaşınız size bir konuda yardımcı olursa içten bir şekilde teşekkür edin. Teşekkür ederek insanların kendilerini değerli hissetmelerine yardım etmiş olursunuz. Bu his ileride yürüteceğiniz işlerde hızlı yol almanızı sağlayabilir. Teşekkür etmezseniz, kişiler size destek vermek yönünde çok istekli olmayacaktır.
Mezuniyet sonrasında elde edilen ekonomik bağımsızlığın yanında gelen sorumluluklar, üniversitedeki rahat arkadaşlık ortamından profesyonel ilişkilere geçiş gençlerin karşılaştığı zorlayıcı “yenilik”lerden bazıları. Yeni mezunların genelde sergilediği yanlış tutumların farkında olmak bu stresli geçiş süreçlerini daha sıkıntısız hale getirebilir.

Sıkıcı Bir İşle Başa Çıkmanın 5 Yolu

Sıkıcı Bir İşle Başa Çıkmanın 5 Yolu



İş yerinizde, işinizi yaparken sıkılıyor musunuz? Bu hiç iyi değil. Yapılan son araştırmalarda insanların can sıkıntısından ölebileceği ortaya çıktı (ilgili bir yazı için bkz. http://bit.ly/dnrdCJ). Görünen o ki depresyon ve stresin tetiklediği hastalıklar ciddi sonuçlar doğurabiliyor.



Her sabah kalkıp, sevmediğiniz, sıkıldığınız bir işe gitmek için hazırlanmak, tüm günü o işte geçirmek bedeninizde olmasa da ruhunuzda yıkıcı etkiler yaratabilir. Bu durumdan kurtulmak için aşağıdaki 5 adımı izleyebilirsiniz:
1-   İş mi sıkıcı, işin rutini mi?
İşinizden sıkıldığınızı hissettiğinizde, işinizden heyecan duyduğunuz günleri hatırlamaya çalışın. Geçmişte şu anki görevinizi kabul ettiğinize göre, en azından bir zamanlar işiniz nedeniyle heyecan duymuş olmalısınız. Geçen zaman içinde ne oldu? Ne değişti? Durumu anlamaya çalışmanızda yarar var.


Kendinize şu soruları sorun:
a)    İşimin bugünkü en sıkıcı kısmı neydi?
b)    Daha önce bu durumdan şikayet ettim mi?
c)    İşimin en fazla keyif aldığım yönleri neler?
d)    İşe başladığımdan bu yana beni bu noktaya getiren nedir? Görevimde, iş yerimde ne değişti?
e)    Şirketimde benzer görevlerdeki durum aynı mı?
2-   Problem ne? Yöneticiniz mi, yöneticinizle ilişkiniz mi?
Neyin değiştiğini ve işinizde “daralmış” hissetmenize yol açtığını gerçekten zaman ayırarak düşünün. Bu bazı yanıtları bulmanıza yardımcı olabilir. Kendinize yukarıdaki soruları sorduktan sonra esas sorulması gereken soruya gelin: “Problem ne?”.
Yaşadıklarınızın temelinde yöneticinizi görmüyorsanız konuyu kendisine açın. Çözüm önerilerini alın. Belki farklı projelerde yer almanızı sağlayarak bir hareket alanı yaratabilir.
Yöneticiniz sosyal becerileri, iletişimi güçlü biri değilse bile yine de konuşmaktan geri durmayın. Belki de samimi bir ilişki kurmanız için bu durum bir fırsattır. Belki de yöneticiniz sizi motive etmesi gerektiğini bu vesileyle anlar.
3-   Şirketinizde bir başka pozisyona geçmeyi düşünün
Mevcut rolünüzde “nefes alma” şansı bulamıyorsanız, ekonominin yavaşladığı, şirket dışı iş seçeneklerinin azaldığı dönemlerde en iyi seçenek şirket içi rotasyona girmektir. Bu sayede hem resesyon geçinceye dek sığınacak bir liman bulmuş olursunuz, hem de yeni deneyimler edinerek kişisel gelişiminizi sürdürebilirsiniz. O sırada şirketinizde ilginizi çeken boş roller varsa aday olmaktan çekinmeyin.
4-   Mola verin
İstifa etmeyi aklınıza koyduysanız, kararınızı yöneticinizle paylaşmadan önce bir mola verip düşünmenizde yarar var. 3-5 gün için de olsa yıllık izin kullanın; önce dinlenip rahatlamaya çalışın; ardından işinizde yaşadıklarınızı gözden geçirin. Zihninizin berraklaşmasına izin verin. Şirketiniz dışından deneyimli bir büyüğünüzün veya bir arkadaşınızın görüşüne başvurabilirsiniz. Bir durup düşünmek için mola verin; son adımı atmadan önce sakin kafayla durumu gözden geçirin.
5-   İşinizden ayrılın
Hiçbir şekilde bunaldığınız işinizde rahatlama imkanı bulamıyorsanız; bir çıkış noktası göremiyorsanız ayrılma zamanınız gelmiş demektir. Becerilerinizi, potansiyel enerjinizi daha iyi kullanabileceğiniz, mutlu olacağınız işi bulmak üzere adım atın. Arama sürecinde, yeni işinizde hangi unsurların sizi mutlu edeceğine odaklanın.
Zamanınızın çoğu işte ya da işle ilgili şeylerle geçiyor. Çözüm olmayan durumda ayrılmak en iyi çözüm olabilir. Dünyaya bir kere geldiniz; onun da içinden çıkamadığınız bir can sıkıntısıyla geçmesine izin vermeyin.