Category Archives: mülakat

İşe Alımla İlgili 8 Şehir Efsanesi

En az bir kere iş arayan herkesin işe alım dünyasıyla ilgili bir fikri oluşur. Bu fikirler bazen söze dönüşür; adaylar, çalışanlar, işe alımcılar arasında kulaktan kulağa yayılır. Kartopu yuvarlana yuvarlana çığ olur.

İşte size, işe alım dünyasında çok karşılaşılan şehir efsanelerine 8 örnek:

1.    “İşe girebilmek için mutlaka bir tanıdığın olması gerekir”

İş dünyası içinde yer alan network’ünüz tabii ki değerlidir. İlişkileriniz ilgili kişilere ulaşmanızı sağlayabilir. Ancak günümüzde ahbap-tanıdık yoluyla işe alım pek kalmadı. Günümüzün sert rekabeti içinde şirketler, birilerinin gönlü olsun diye işe alım yapamıyor. Pratikte bir “yakın”ınızın olmasına gerek yok.

2.    “Deneyimin birinin ilgisini çekerse hemen seni ararlar”

Bazı şirketler işe alımlarda kılı kırk yarar. Değerlendirme süreçlerinden, adaylarla ilgili kararlarından yüzde yüz emin olmak isterler. Bazen de araya başka süreçler girer. Bütçe takvimi ya da kaçınılmaz bir seyahat işe alımı ikinci plana iter. Hal böyle olduğunda işe alımlar haftalar değil, aylar sürebilir. Hemen haber alamazsanız moralinizi bozmayın.

 3.   Bu aday bolluğunda dikkat çekmek istiyorsan farklı bir şeyler yap”

CV’niz başvurduğunuz rolün gerektirdiği deneyimi, eğitimi içeriyorsa; tecrübeleriniz ilgili bilgi ve becerilere sahip olduğunuzu gösteriyorsa, ayrıca fantastik bir şey yapmanıza gerek yoktur. İşe uygun değilseniz, ne özel formatlar ne de renkli kağıda basılmış CV’ler elenmenizi önleyebilir.

 4.    “Tatil dönemlerinde pek bir şey çıkmaz”

Bu görüşün aksine tatil sezonlarında, bayramlarda, yılbaşı dönemlerinde bir çok işe alım yapılır. İş dünyasının temposu tatil dinlemez. İşe alımlar devam eder. İlanları takip eden adaylar “ara” dönemlerde daha az rekabetle karşılaşabilir.

5.    “İyi CV bir sayfayı geçmez”

Eskiden bu çok söylenirdi. Ama artık devir değişti. Deneyiminiz birkaç yılla sınırlıysa CV’nizi bir-iki sayfada toparlayabilirsiniz. Daha deneyimli biriyseniz, kendinizi daha iyi ifade edebilmek adına, daha uzun bir CV hazırlamaktan çekinmeyin.

6.    “İşe alım sürecini yürüten kişi ne yaptığını biliyordur”

Her zaman değil. Her profilde kişi işe alımcı durumunda olabilir. İş arama sürecinizde deneyimsiz kişilerle, garip sorularla, nezaketten uzak davranışlarla karşılaşabilirsiniz. Şaşırmayın.

7.    “İstekli görünmek için başvurunu takip et”

Bir işe alımcı bir ay içinde onlarca, yüzlerce adayla tanışabilir. Mülakat, CV değerlendirme, toplantı, e-mail trafiği içinde telefonda bilgi verme imkanı her zaman olmaz. O yüzden telefonla değil e-mail’le temas kurmayı deneyin.

8.    “Ücret beklentini düşürürsen daha kolay iş bulursun”

Şirketler ücret skalaları dahilinde alabildikleri en iyi adayı almak isterler. İyi firmalar maliyeti düşük diye olmayacak birine olur deyip işi riske atmaz. Görüşmelerinizde gerçek beklentiniz neyse onu söyleyin.

İşe alımla ilgili bu tip söylentiler iş arama sürecinizi olumsuz etkileyebilir. Özellikle deneyiminiz sınırlıysa çevrenizden duyduğunuz şeyleri deneyimli kişilerle paylaşın. Fikir sahibi olmadan önce bilginin doğruluğundan emin olun.

Reklamlar

Mülakat Randevusu Beklerken Yelkenleri Suya İndirmemenin 15 Yolu

İş arama süreçleri belirsiz, ucu açık yolculuklardır. Serüven ne kadar sürer, nerede biter bilinmez. Belirsizlik ister istemez stres yaratır. İş aradığınız dönemlerde bazen o kadar deprese olabilirsiniz ki yataktan çıkmak istemediğiniz günler bile olabilir.

İş arama süeçleri, moralinizi bozmayı bırakın, motivasyonunuzu en üst düzeyde tutmanız gereken dönemlerdir. Gözünüzün açık, özgüveninizin yüksek olması için mutlu olduğunuzu hissetmelisiniz.

İşte size yelkenleri suya indirmemeniz için 15 öneri:

1. Negatif yaklaşımlı kişilerden uzak durun:

Bardağın boş yarısını görmeyi alışkanlık haline getiren insanlardan koşarak uzaklaşmanız gereken dönem bu dönemdir. İster istermez, kendi başınıza kaldığınız anlarda kafanızda bir şeyleri kuracaksınız. Sıkıntınızı artıracak arkadaşlardan uzak durun.

2. “Çalışan”larla daha sık görüşün:

Görüşün ki çalışma yaşamından kopmayın. Sağda solda ne olup bittiğine dair fikir sahibi olun. Farklı şirketlerde oluşan, ilan edilmeyen yeni ihtiyaçları en kolay bu yolla öğrenebilirsiniz.

3. “Haberler”le olan ilişkinizi sınırlandırın:

Evet dünyada ne olup bittiği hakkında fikir sahibi olmalısınız. Bununla birlikte, özellikle genç nüfusta yükselen işsizlik oranlarını habire duymanın size bir faydası var mı? Kendinizi negatif haberlerden koruyun.

4. Sizi mutlu eden şeylere daha çok zaman ayırın:

Hobilerinize veya uğraşırken kendinizi mutlu hissettiğiniz şeylere daha çok zaman ayırın. Yeni, heyecan verici uğraşılar edinin. İşe başladıktan sonra böyle şeylere sadece haftasonlarınızda ve yıllık izinlerinizde vakit ayırabileceksiniz. O zaman, vaktinizi değerlendirin.

5. Network’ünüzü genişletin:

Sosyal ağları, özellikle LinkedIn’i kullanarak daha çok kişiyle temas kurun. Eski iş arkadaşlarınız, eski yöneticileriniz, özel arkadaşlarınız, görüşme yaptığınız kişiler ilk hedefleriniz olabilir.

6. Biyografi okuyun:

Özellikle başarılı, tarihte iz bırakmış insanların biyografilerini okuyun. Her başarılı kişinin defalarca tökezleyip yeniden ayağa kalktığını bu kitaplarla hatırlayın.

7. Yeni iş arama yöntemleri deneyin:

Yakınınız olan bir yöneticiden sizinle bir “egzersiz” mülakatı yapmasını rica edin. Ya da CV’nizin formatını değiştirin. Kronolojik bir CV yerine fonksiyon odaklı bir metin de hazırlayabilirsiniz.

8. Bir yakınınız “moral”inize bekçilik etsin:

Sık görüştüğünüz birinden negatif düşünmeye başladığınızda sizi uyarmasını isteyin.

9. Çocuklarla daha çok zaman geçirin:

Yeryüzündeki bütün kaygısı “birazdan neyle oynasam?” olan bir çocuk bu dünyada neyin önemli olduğunu hatırlamanıza yardımcı olabilir.

10. Yemek yapın:

Sağlıklı ve ucuz tarifler bulup yapmayı deneyin. Yemek yapmak insanın dikkatini tek bir yöne kanalize ettiği için etkili “kafa boşaltma” yöntemlerinden biri olabilir. Hem belki de bir şaheser yaratırsınız, kim bilir?

11. Bir Sivil Toplum kuruluşuna katılın:

Yardıma muhtaç olanlarla ilgilenmek bu dönemlerde yapabileceğiniz en faydalı işlerden biridir. Bu yolla yararlı olduğunuzu hissetmenin yanı sıra yeni arkadaşlar edinme imkanı da bulursunuz.

12. Her gün yeni bir şey öğrenin:

En basit örnekle anlatmak gerekirse Wikipedia’dan her gün bir makale okuyun. Öğreneceğiniz yeni bilgiler hiç ummadığınız anlarda, yaşamınızı kolaylaştırabilir.

13. Spor yapın:

Hırstan uzak yapılan sporun serotonin düzeyini yükselttiği biliniyor. Giyin spor ayakkabılarınızı, yol nereye siz oraya.

14. Kendize zorlu bir hedef belirleyin:

Bir entrümanı çalmayı öğrenmek ya da 10 km koşmak veya yürümek gibi zorlu bir hedefin peşine düşmek duygu durumunuzu güçlendirir. Hedefinize adım adım yaklaştıkça özgüveniniz daha da artar.

15. Haftada bir gün iş aramayın:

CV’nize, iş arama ve networking sitelerine haftada bir gün yaklaşmayın. Arkanıza yaslanın, dinlenin, zihninizi boşaltın, o günü kendinize ayırın.

İş ararken oluşabilecek depresif hisler demotivasyonla sonuçlanır. Demotive kişi daha az işi beğenme ve başvurma eğiliminde olur. Dikkati dağıldığı için olabilecek rolleri gözden kaçırır, başvurduğu rolleri takip etmez.

Yeni işiniz hayatınızdaki kırılma noktalarından biri olabilir. Bu dönemlerde bu tip basit hatalar yapmak istemezsiniz. Bu önerileri ya da farklı yöntemleri denemekten çekinmeyin.

Bir Mülakatta Söylememeniz Gereken 8 Şey

Katılacağınız iş görüşmenizde bazı şeyleri dile getirmekten kaçınmanızda fayda var. Ne söylediğiniz kadar ne söylemediğiniz de önemli. Mülakatınızda yanlış cümleler kurmadığınızdan emin olun.

 

İşte size, bir görüşmede uzak durmanız gereken cümlelere 8 örnek:

1.    “Şirketiniz ne iş yapıyor?”

Bunu sorun ve görüşmeniz başlamadan bitsin. Bu derece ilgisiz ve umursamaz olamazsınız. Hiç tanımadığınız bir şirkete görüşmeye gidiyor olsanız bile telefonunuzdan Google’a girmek çok zor olmasa gerek. Yolda giderken bile basit bir araştırma yapabilirsiniz.

2.    “Ücret beklentim esnek”

Gerçekten öyle mi? Dile getirmeseniz de aklınızdaki kırmızı çizgi 4.000 lira ise 1.000 lira öneren bir yerde çalışır mısınız? Bir işe alım sürecinde belki de esnek olmayan tek konu ücrettir. Süreç tıkanacaksa döner dolaşır ücrette tıkanır. İş görüşmelerinizde parasal konularda net ve samimi olun.

3.    “Önceki yöneticim çok fena bir insandı”

Yerküre üzerinde ki en zalim kişi de olsa eski yöneticiniz hakkında ileri geri konuşmanız sizi kötü gösterir. Her şey bir tarafa, potansiyel çalışma arkadaşlarınız zor insanlarla da ilişkinizi yönetebilmiş olmanızı bekler. Profesyonel görünün.

4.    “Ne gibi yan olanaklarınız var?”

İlk görüşmenizde odaklanmanız gereken işin sağladığı imkanlar değil işin kendisidir. Ücretiniz ve yan olanaklarınız işe alım sürecinizde en son konuşulacak konulardır. Son görüşmelerinize davet edilmeden önce bu konulara girmeyin.

5.    “Çok mükemmeliyetçiyimdir”

Gerçekten öyle olsanız bile bunu mülakatta dile getirmeyin. Bir görüşmede söylenebilecek bundan daha klişe bir laf yoktur. Deneyimli bir mülakatçı bu sözü yüzlerce kez duymuştur. Sıradan görünmeyin, yeni bir şey bulun.

6.    “Hiç bir sorum yok”

Günde 8-9, haftada en az 40-45 saat geçireceğiniz yeni işinizle ya da iş arkadaşlarınızla ilgili hiç bir sorunuz yok mu? Hadi canım! Bu kadar meraksız olamazsınız. Hiç bir sorunuzun olmaması için görüşütüğünüz işle ilgisiz ya da mülakat  için hazırlıksız olmalısınız.

7.    “Kusura bakmayın geç kaldım”

İşe alımcılar mülakatlara gelen adayların “iyi” görünmek istediklerini düşünürler. Verebileceğiniz en iyi görüntü mülakata geç kalmak olmamalı. Gecikmemek için elinizden geleni yapın.

8.    “Bu işe çok ihtiyacım var”

Çok çok çok ihtiyacınız olsa bile bunu da söylemeyin. İşverenler iş tekliflerini hazırlarken duygusal değil gerçekçi yaklaşırlar. Kişisel sıkıntılarınızı gündeme getirmeniz potansiyel yöneticileriniz için can sıkıcı olabilir.

Bir Mülakat Davetini Reddetmemeniz için 5 Neden

Yeni mezun olmuş biri ya da deneyimli bir yönetici de olsanız; mülakatlar sizin için her zaman fırsattır. Mevcut işinizden çok memnunsunuz veya yeni işinize daha dün başladınız; her durumda iş görüşmelerine katılmak, gelen istekleri geri çevirmemek, imkan bulduğunuzda mülakatlara katılmak size yarar sağlar.

İşte size profesyonel yaşamda karşılaştığınız görüşme davetlerini kabul etmeniz için 5 neden:

1.    En azından “antrenman” olur:

Bir işi ne kadar çok yaparsanız kendinizi o işte o kadar ustalaşmış ve rahat hissedersiniz. Ne kadar çok mülakata katılırsanız o kadar çok mülakat deneyiminiz olur. Arkadaşlarınızla, iş hayatındaki yakınlarınızla da “deneme görüşmeleri” yapabilirsiniz ancak hiçbiri gerçek hayattaki deneyimlerinizin yerini tutmaz.

2.    Geleceği düşünün:

An itibariyle iş değiştirmek gibi bir düşünceniz olmasa da geleceği düşünün. Şu an işinizde mutlu olsanız da 6 ay sonra ne durumda olacağınızı bilebilir misiniz? Bugün reddettiğiniz şirket yakın gelecekte potansiyel işvereniniz olabilir mi? Unutmayın, görüşmeniz olumlu geçerse en azından gelecekteki yöneticinizin radarına girmiş olursunuz.

3.    Özgeçmişiniz ile ilgili fikir edinin:

Görüşmenizi yapan kişinin sorularından CV’nizle ilgili eksiklikleri yakalamaya çalışın. CV’nizi okumasına rağmen karşınızdaki kişi hangi konuları anlamakta zorlandı? Mesleki olarak hangi noktada bulunmanız bekleniyor? Özgeçmişinizin işe yararlığını kontrol etmenin en iyi yollarından biri budur.

4.    Gidip bir göz atmakta fayda var:

Gidip insanlarla tanışmanızdan, çalışma ortamlarını görmenizden zarar gelmez. Katılacağınız mülakat en azından ilgili şirketi tanımanızı sağlar. Tanıyıp da beğenmezseniz yine sorun yok: Neyi istemediğinizi anladınız! İyi ya da kötü her deneyim, deneyimdir.

5.    Bilgi, beceri ve deneyimlerinizi satın:

İş hayatında ücretli çalışanların yaptıkları şey, bir bakıma, bilgi, beceri ve deneyimlerini en iyi çalışma koşullarını sağlayan şirketlere kiralamaktır. Bu yönden baktığımızda profesyonel yaşam içinde katıldığınız mülakatlar sizin için birer satış görüşmesidir. Piyasadaki “eder”inizi görmek açısından da mülakatlar sizin için fırsattır.

Bir İş Görüşmesine Hazırlanmanın 4 Adımı

İşe alımcılar çok sayıda adayla mülakat yaparlar, az sayıda mülakata hazırlanmış adayla karşılaşırlar. Bir çok profesyonel, aday oldukları rolleri, katılma ihtimalleri olan şirketleri araştırmadan görüşmelere gelir.

Katılacağınız mülakatta daha rahat hissetmenizi sağlayacak birkaç basit hazırlık yapabilirsiniz. İşte size 4 örnek:

1.    Aday olduğunuz rolü ve şirketi araştırın:

Benzer bir pozisyondan geliyor olsanız bile aday olduğunuz rolün ilgili şirketteki sorumluluklarını araştırmanızda yarar var. Söz konusu firma ve görev hakkında pek bir fikri olmayan adaylar mülakatlarda her zaman kötü görünür. Telefonla network’ünüzden ya da internet üzerinden biraz bilgi edinmek en fazla 15 dakikanızı alır.

2.    Gelebilecek sorulara hazırlanın:

Daha önceki mülakat deneyimlerinizi hatırlayın; görüşmenize vesile olacak pozisyonu düşünün. Ne tip sorular gelmişti? / Ne tip sorular gelebilir? Vereceğiniz cevapları düşünün. Gerekirse not alarak hazırlanın. Etkili cevaplar vermenin, kendinizi hazır hissetmenin bir adımı budur.

3.    Görev tanımını anlamaya çalışın:

İlgili pozisyona ilan yoluyla başvurduysanız ve ilanda bir görev tanımı metni yer alıyorsa işiniz kolay. İlan metninde yer alan bilgilerle deneyimlerinizi ve becerilerinizi kıyaslayın. Ne katkı sağlayabileceğinizi düşünün. Bunun farkında olmanız, cevaplarınızda yaratacağınız katma değeri ön plana çıkarmanızı kolaylaştırabilir.

4.    Mülakatın sonunda doğru soruları sorun:

İyi geçen bir mülakatın sonunda garip sorular yöneltip bir çuval inciri batırmak istemezsiniz. Görüşme sonunda “sorunuz var mı?” sorusuyla karşılaştığınızda kem küm etmemek ya da heyecanlanıp tuhaf sorular sormamak için mutlaka bir iki makul soru düşünün.

Mülakat performansınızı geliştirme yolunda ilk girişiminiz bu 4 adımı izlemek olabilir.

İşe Alınmama Gerekçenizin Sizden Gizlenmesinin 4 Nedeni

Basılı halde verilse de, elektronik ortamda iletilse de, red mektupları her zaman sevimsizdir. Mektuplarda işe alınmama bilgisi yer alır ama işe alınmama nedeniniz hiçbir zaman söylenmez. Reddedilme sebebiniz yuvarlak laflarla geçiştirilir. İşe alımcılar gerçekçi geribildirimler vermekten kaçınabilir. Peki ama neden?

İşte size aday olduğunuz rolü başkası aldığında size gerçeklerin anlatılmamasının 4 sebebi:

1. Sinirlenen ya da konuyu tartışmak isteyen adaylarla uğraşmayı istemezler:

Yılda binlerce mülakat yapan işe alımcıların çoğunun, reddedilince sinirlenip agresif hale gelen, durumu kabullenemeyip ürkütücü davranışlar sergileyen adaylarla ilgili bir anısı vardır. Sizin yaklaşımınızdan emin olamayacakları için riske girmek istemezler.

2. İşi alamamanızın makul bir nedeni olmayabilir:

İşe alımcılar da insandır. Özellikle deneyimsiz olanları, bezen subjektif nedenlerle adayları elerler. Bu durumda da yapabilecekleri bir açıklama yoktur. Acı ama gerçek.

3. İşe alım sürecinizi yürüten kişinin zamanı yoktur:

Çoğu işe alımcının tek işi işe alım değildir. İnsan kaynakları fonksiyonun farklı sorumluluklarıyla da ilgilenirler. Zamanları azdır. Tek işi işe alım olan İK’cılar ise aynı anda çok fazla rolü takip ederler; çok fazla mülakat yaparlar. Hal böyleyken kalan zamanlarının tamamını e-mail okuyup, yanıtlamak; online işe alım sitelerindeki ilanları yönetmek gibi rutin işler alır.

4. En iyi ikinci aday durumundasınızdır:

En beğenilen, işe alınacak aday bir başkası olsa bile, firma “hayır” diyerek sizi kaybetmek istemeyebilir. Birinci adayın teklifi kabul etmeme ya da işe başlayıp kısa bir süre sonra işten ayrılma riskine karşı “altın yedek” durumunda olabilirsiniz.

Bazen de nedeni söylerler ama siz inanmak istemezsiniz: “İyi bir aday olarak süreçte yol aldınız ancak farklı bir kişi, bazı yönleriyle sizin bir adım önünüzde yer aldı” cümlesi çoğunlukla doğru bir geribildirimdir. Bu cümleyi duyarsanız ciddiye almanızda yarar var.

Her şeye rağmen, kibar bir dille geri bildirim alma isteğinizi görüştüğünüz işe alım profesyoneline iletebilirsiniz. Karşınızdaki kişi iyi niyetli olduğunuzu, defansif yaklaşmadığınızı hissederse ana hatlarıyla durumu anlatıp gerçek nedeni anlamanıza yardımcı olabilir.

Mülakat Stresini Azaltmanın 6 Yolu

 

 

 

 

 

 

 

 

Mülakatlarınız öncesinde heyecandan içiniz içinize sığmıyorsa bilin ki yalnız değilsiniz. En deneyimli kişiler, hatta tüm iş yaşamları mülakat yapmakla geçen İK profesyonelleri bile “değerlendirilen” konumunda olunca heyecanlanırlar. İster istemez ortaya çıkan bu stresle başa çıkmanın bazı yolları olabilir.

İşte size bu yönde işinize yarayabilecek 6 adım:

1- Uyku düzeninize özen gösterin: Görüşmeniz öncesindeki gece, yatakta stresten dört bir yana dönmemek için uyku düzeninize iki-üç gece önceden başlayarak dikkat edin. Görüşmeniz öncesindeki günlerde kendinizi daha fazla yormanız faydalı olabilir.

2- Görüşmenize zamanında gidin: Ne çok erken gidin ne de geç kalın. İyi bir yol planı yapıp görüşmenize zamanında gidin. Mülakatınızın yapılacağı yeri tam olarak bilmiyorsanız yanınıza bir kroki alın. Görüşeceğiniz yer size kroki veremiyorsa Google Maps bu sıkıntıyı aşmanızda yardımcı olabilir. Çok erken giderseniz görüşmenizin başlamasına 5-10 dk. kalıncaya dek binaya girmeyin. Ne görüşeceğiniz kişiyi “aday erken gelmiş” diye strese sokun ne de siz resepsiyonda dakikalarca yeşerin.

3- Görüşme öncesinde ağır yemekler yemeyin: Görüşmeniz esnasında uykunuzun gelmesini veya bir baygınlık hissi oluşmasını istemiyorsanız bir önceki öğününüz salata ya da tost gibi hafif bir yiyecek olsun. Fiziksel olarak zinde hissetmeniz işinizi kolaylaştırır.

4- Sabah saatlerinde görüşmeyi tercih edin: Öğleden sonra yerine sabah görüşmek, kafanızda negatif düşünceler kurmak için size daha az zaman bırakır. Bununla birlikte “afyonunuz geç patlıyorsa” öğlene doğru saatleri tercih edin.

5- Hazırlanın: Sorulacak sorulara yanıt olarak verebileceğiniz somut örnekler düşünün. Deneyimlerinizi gözden geçirin. Neyi, nasıl başardınız? Başaramadıysanız nedeni neydi, deneyiminiz sonrasında öğrendikleriniz neler oldu? Mutlaka hazırlanın. “Hazır” olduğunuzu hissederseniz aklınız daha rahat olur.
Ayrıca görüşeceğiniz şirket ve görüşmenize konu olan rol hakkında bilgi edinmeye çalışın şirketin web sayfası, sahip olduğunuz network bu yönde yararlı olabilir.

6- Mümkünse izin alın: Mülakata katılacağınız gün izin almanız o gün için stresininizi azaltır. Daha az çalan bir cep telefonu ya da yetişeceğiniz bir toplantının olmaması daha sakin hissetmenize yardımcı olur.