Category Archives: network

Bir Mülakat Davetini Reddetmemeniz için 5 Neden

Yeni mezun olmuş biri ya da deneyimli bir yönetici de olsanız; mülakatlar sizin için her zaman fırsattır. Mevcut işinizden çok memnunsunuz veya yeni işinize daha dün başladınız; her durumda iş görüşmelerine katılmak, gelen istekleri geri çevirmemek, imkan bulduğunuzda mülakatlara katılmak size yarar sağlar.

İşte size profesyonel yaşamda karşılaştığınız görüşme davetlerini kabul etmeniz için 5 neden:

1.    En azından “antrenman” olur:

Bir işi ne kadar çok yaparsanız kendinizi o işte o kadar ustalaşmış ve rahat hissedersiniz. Ne kadar çok mülakata katılırsanız o kadar çok mülakat deneyiminiz olur. Arkadaşlarınızla, iş hayatındaki yakınlarınızla da “deneme görüşmeleri” yapabilirsiniz ancak hiçbiri gerçek hayattaki deneyimlerinizin yerini tutmaz.

2.    Geleceği düşünün:

An itibariyle iş değiştirmek gibi bir düşünceniz olmasa da geleceği düşünün. Şu an işinizde mutlu olsanız da 6 ay sonra ne durumda olacağınızı bilebilir misiniz? Bugün reddettiğiniz şirket yakın gelecekte potansiyel işvereniniz olabilir mi? Unutmayın, görüşmeniz olumlu geçerse en azından gelecekteki yöneticinizin radarına girmiş olursunuz.

3.    Özgeçmişiniz ile ilgili fikir edinin:

Görüşmenizi yapan kişinin sorularından CV’nizle ilgili eksiklikleri yakalamaya çalışın. CV’nizi okumasına rağmen karşınızdaki kişi hangi konuları anlamakta zorlandı? Mesleki olarak hangi noktada bulunmanız bekleniyor? Özgeçmişinizin işe yararlığını kontrol etmenin en iyi yollarından biri budur.

4.    Gidip bir göz atmakta fayda var:

Gidip insanlarla tanışmanızdan, çalışma ortamlarını görmenizden zarar gelmez. Katılacağınız mülakat en azından ilgili şirketi tanımanızı sağlar. Tanıyıp da beğenmezseniz yine sorun yok: Neyi istemediğinizi anladınız! İyi ya da kötü her deneyim, deneyimdir.

5.    Bilgi, beceri ve deneyimlerinizi satın:

İş hayatında ücretli çalışanların yaptıkları şey, bir bakıma, bilgi, beceri ve deneyimlerini en iyi çalışma koşullarını sağlayan şirketlere kiralamaktır. Bu yönden baktığımızda profesyonel yaşam içinde katıldığınız mülakatlar sizin için birer satış görüşmesidir. Piyasadaki “eder”inizi görmek açısından da mülakatlar sizin için fırsattır.

Reklamlar

Mülakat Stresini Azaltmanın 6 Yolu

 

 

 

 

 

 

 

 

Mülakatlarınız öncesinde heyecandan içiniz içinize sığmıyorsa bilin ki yalnız değilsiniz. En deneyimli kişiler, hatta tüm iş yaşamları mülakat yapmakla geçen İK profesyonelleri bile “değerlendirilen” konumunda olunca heyecanlanırlar. İster istemez ortaya çıkan bu stresle başa çıkmanın bazı yolları olabilir.

İşte size bu yönde işinize yarayabilecek 6 adım:

1- Uyku düzeninize özen gösterin: Görüşmeniz öncesindeki gece, yatakta stresten dört bir yana dönmemek için uyku düzeninize iki-üç gece önceden başlayarak dikkat edin. Görüşmeniz öncesindeki günlerde kendinizi daha fazla yormanız faydalı olabilir.

2- Görüşmenize zamanında gidin: Ne çok erken gidin ne de geç kalın. İyi bir yol planı yapıp görüşmenize zamanında gidin. Mülakatınızın yapılacağı yeri tam olarak bilmiyorsanız yanınıza bir kroki alın. Görüşeceğiniz yer size kroki veremiyorsa Google Maps bu sıkıntıyı aşmanızda yardımcı olabilir. Çok erken giderseniz görüşmenizin başlamasına 5-10 dk. kalıncaya dek binaya girmeyin. Ne görüşeceğiniz kişiyi “aday erken gelmiş” diye strese sokun ne de siz resepsiyonda dakikalarca yeşerin.

3- Görüşme öncesinde ağır yemekler yemeyin: Görüşmeniz esnasında uykunuzun gelmesini veya bir baygınlık hissi oluşmasını istemiyorsanız bir önceki öğününüz salata ya da tost gibi hafif bir yiyecek olsun. Fiziksel olarak zinde hissetmeniz işinizi kolaylaştırır.

4- Sabah saatlerinde görüşmeyi tercih edin: Öğleden sonra yerine sabah görüşmek, kafanızda negatif düşünceler kurmak için size daha az zaman bırakır. Bununla birlikte “afyonunuz geç patlıyorsa” öğlene doğru saatleri tercih edin.

5- Hazırlanın: Sorulacak sorulara yanıt olarak verebileceğiniz somut örnekler düşünün. Deneyimlerinizi gözden geçirin. Neyi, nasıl başardınız? Başaramadıysanız nedeni neydi, deneyiminiz sonrasında öğrendikleriniz neler oldu? Mutlaka hazırlanın. “Hazır” olduğunuzu hissederseniz aklınız daha rahat olur.
Ayrıca görüşeceğiniz şirket ve görüşmenize konu olan rol hakkında bilgi edinmeye çalışın şirketin web sayfası, sahip olduğunuz network bu yönde yararlı olabilir.

6- Mümkünse izin alın: Mülakata katılacağınız gün izin almanız o gün için stresininizi azaltır. Daha az çalan bir cep telefonu ya da yetişeceğiniz bir toplantının olmaması daha sakin hissetmenize yardımcı olur.

Stajınız Bitmeden Önce Yapmanız Gereken 6 Şey



Stajınız Bitmeden Önce Yapmanız Gereken 6 Şey


Yaz aylarının sonuna yaklaşıyoruz. Bir çok şirkette yaz stajları yakında bitecek. İş yaşamını tanımaya, deneyim elde etmeye çalışan stajyerlerin, bu deneyimlerini daha ileriye taşıyabilmek için, çalışma dönemleri bitmeden yapmaları gereken bir kaç şey var.
İşte size stajınız bitmeden önce atmanız gereken adımlara 6 örnek:
1.    Birlikte çalıştığınız kişilere teşekkür edin:
Yöneticinize çalışma döneminizde size öğrettikleri, kazandığınız tecrübe için teşekkür etmeyi ihmal etmeyin. Memnuniyetinizi size fırsat tanıyan İnsan Kaynakları çalışanlarına, birlikte görev yaptığınız çalışma arkadaşlarınıza, size yardımcı olan kişilere de iletmeyi unutmayın.
2.    Geleceğe yönelik planlarınızı insanlarla konuşun:
Gelecek yaz ya da mezuniyetiniz sonrasında neler yapmayı planladığınızı iş çevrenizdeki kişilerle paylaşın. Tavsiye almaktan mutlu olacağınızı iletin. Stajınızda yakın çalıştığınız insanlar iş hayatınızda oluşacak network’ünüzün başlangıcıdır.
Çalışma ortamınızdaki deneyimli arkadaşlarınız, endirekt yöneticileriniz sizin için çok değerlidir. Bu kişiler karşılaştıkları iş fırsatlarını size haber verebilirler; hatta size bazı işler için size referans olabilirler. Geribildirimleriyle kariyerinizle ilgili düşüncelerinizin berraklaşmasına katkı sağlayabilirler. Bununla birlikte, siz gidip açıkça sormadığınız sürece, insanların çoğu size durup dururken tavsiye de bulunmaz. Bu yönde talepkar olmanızda fayda var.
3.    Yöneticinizden geribildirim isteyin:
Birlikte çalıştığınız süre kısa bir süre de olmuş olsa bile, yöneticinizin güçlü ve gelişime açık yönlerinizle ilgili bir fikri oluşmuştur. Bire bir çalıştığınız için hakkınızdaki en iyi değerlendirmeyi yöneticiniz yapar. Kendisine “kuvvetli bulduğunuz ve geliştirmem gereken becerilerimle ilgili görüşleriniz benim için önemli. Fırsat bulduğumuzda sizi dinlemek isterim” gibi bir cümleyle konuyu açabilirsiniz.
4.    CV’nizi güncelleyin:
Staj deneyiminizi, yaptığınız işlerle ilgili bilgiler zihninizde tazeyken güncelleyin. Çalışmanızla ilgili ayrıntıları bu yolla daha kolay hatırlarsınız.
5.    Kendinizi kendiniz değerlendirin:
Stajınızın sonunda geriye dönüp bakarken kendinize şu soruları sorabilirsiniz; “neler öğrendim? / başa dönme şansım olsa neyi farklı yapardım? / kariyerimi hangi alanda sürdürmek istiyorum? / staj yaptığım şirketin kültürüne alışabildim mi? İleride benzer bir çalışma ortamında yer almalı mıyım? Bu değerlendirmeyi mutlaka yapın. Kişisel farkındalığınız önemlidir.
6.    Kurduğunuz ilişkileri kaybetmeyin:
Yöneticinizle, birlikte yol aldığınız tecrübeli kişilerle iletişiminizi sürdürün. Çok sık olmamak kaydıyla kendileriyle e-mail ya da telefon yoluyla temas kurun. Aklınıza takılan konuları danışabilir ya da gördüğünüz ilginç bir makaleyi paylaşabilirsiniz. Çok az stajyer bunu yapar. Ancak sadece bu çabayı gösterenler uzun soluklu profesyonel ilişkiler kurabilir.

Yeni Mezunların İlk İşlerinde Kaçınmaları Gereken 6 Davranış



Yeni Mezunların İlk İşlerinde Kaçınmaları Gereken 6 Davranış
Üniversiteden mezun olup iş hayatına katılmak hayatımızdaki önemli virajlardan biri. Her sene bir çok yeni mezun bu değişimi yaşayıp farklı şirketlerde profesyonel dünyaya katılıyor.
Bu zorlu adaptasyon dönemlerinde bir çok genç arkadaşımız farkında olmadan yanlış davranışlar sergileyebiliyor. Kaçınılması gereken bu davranışların farkında olmak genç profesyonellerin yaşamını kolaylaştırabilir. İşte size 6 örnek:

1-   Sıkıcı işlerle uğraşmak istememek:
Aldığınız diploma nereden olursa olsun yeni başladığınız işi en alttan başlayarak öğrenmenizde yarar vardır. İletişim becerinizi geliştirmenin, şirketteki kilit rollerdeki kişileri tanımanın, ofiste işlerin nasıl yürüdüğünü öğrenmenin en güvenilir yolu budur.
2-   Farklı opsiyonları düşünmemek:
Üniversitede bir konuyu sadece bir yönüyle ele alıp, üzerinde düşünceler üretebilir, ödevler, tezler hazırlayabilirsiniz. İş yaşamında ise üzerinde çalıştığınız her konuyu ayrıntılı bir şekilde incelemeniz, sorumluluklarınızla ilgili öneriler, farklı yöntemler geliştirmeniz beklenir.
3-   Sosyal medya sitelerindeki bilgilerinizin önemsiz olduğunu düşünmek:
Facebook, Twitter gibi sitelerde paylaştığınız şeyler profesyonellikten uzak bir imaja sahip olmanıza yol açıyorsa ve yöneticiniz de bunun farkındaysa, en iyi ihtimalle yöneticinizin aklında sizinle ilgili soru işaretleri oluşur. Paylaştıklarınız haddinden fazla “samimi” bir içeriğe sahipse konu işten çıkartılmanıza dek gidebilir.
4-   İşleri sürüncemede bırakmak:
Üniversitede ödevlerinizi, sınav hazırlıklarınızı son dakikaya bırakmanız sadece sizi ilgilendirir. Davranışınızın sonuçlarına siz katlanırsınız. İş yaşamında ise durum farklıdır. Ofisinizde işleri son dakikaya bırakırsanız konuyla ilgilenen diğer çalışma arkadaşlarınızı güç durumda bırakabilirsiniz. Profesyonel repütasyonunuz bu durumdan mutlaka olumsuz etkilenir. Bu şekilde tanınmak istemezsiniz.
5-   Eski çalışanlarla ilişki kurmak için çaba göstermemek:
Şirketinizdeki yaşıtlarınızla ya da kendi departmanınızdaki arkadaşlarınızla vakit geçirmekten hoşlanıyor olabilirsiniz. Ancak farklı bölümlerde görev yapan deneyimli çalışanlarla ilişki kurmak gelişiminizi hızlandırabilir. “Kıdemli”lerin farkında olun.
6-   Teşekkür etmemek:
Yöneticiniz ya da bir iş arkadaşınız size bir konuda yardımcı olursa içten bir şekilde teşekkür edin. Teşekkür ederek insanların kendilerini değerli hissetmelerine yardım etmiş olursunuz. Bu his ileride yürüteceğiniz işlerde hızlı yol almanızı sağlayabilir. Teşekkür etmezseniz, kişiler size destek vermek yönünde çok istekli olmayacaktır.
Mezuniyet sonrasında elde edilen ekonomik bağımsızlığın yanında gelen sorumluluklar, üniversitedeki rahat arkadaşlık ortamından profesyonel ilişkilere geçiş gençlerin karşılaştığı zorlayıcı “yenilik”lerden bazıları. Yeni mezunların genelde sergilediği yanlış tutumların farkında olmak bu stresli geçiş süreçlerini daha sıkıntısız hale getirebilir.

İşten Ayrıldığınız Günün Ertesinde Yapabileceğiniz 9 Şey



İşten Ayrıldığınız Günün Ertesinde Yapabileceğiniz 9 Şey


Küresel krizin etkisiyle, özellikle son bir senede bir çok insan işinden ayrıldı. Yeni ve mutlu bir iş buluncaya dek geçen “ara dönemler” zorlu süreçler olmaya adaydır.

Bu dönemlerde çabuk toparlanmanız işleri kolaylaştırır. İlk aksiyonlarınız belirleyici rol oynar. Ayrıldıktan sonraki ilk günde neler yapılabilir? İşte size 9 öneri:

1-    İlk günün sabahında makul bir saatte kalkıp bir yürüyüşe çıkın. Sahilde ya da ormanda, doğayı hissedebileceğiniz bir yerde uzun bir yürüyüş yapın.
2-    En sevdiğiniz kıyafetlerinizi giyin. Kendinizi iyi hissetmenize yardımcı olacak, sağlıklı bir kahvaltı yapın.
3-    Maddi durumunuzu gerçekçi bir şekilde gözden geçirin. Kısabileceğiniz masraflar var mı? Kenarda paranız olsa da nelerden kesinti yapabileceğinize bakın. Sembolik tasarruf önlemleri bile kontrolün sizde olduğu duygusunu verir.
4-    İşe gitmek gibi önemli alışkanlıklarınızdan birinin değişmesi ruh halinizi doğal olarak etkiler. Üzgün hissetmeniz normaldir. Kendinize fazla yüklenmeyin. 
5-    Deneyimlerine, fikirlerine saygı duyduğunuz bir yakınınıza danışın. Paylaşmak, görüş alışverişinde bulunmak ilk gün için iyi bir adım olabilir.
6-    Bir aksiyon planı hazırlamanızda yarar vardır. Yapmanız gerekenleri öncelik sıralarına göre alt alta yazın; sonrasında bu listenize uymaya çalışın.
7-    Eksiksiz ve ilgi çekici hale getirmek için CV’nizin üzerinde çalışmaya başlayın. Değişik örnekler görmek isterseniz internet üzerinde farklı görevlere ve fonksiyonlara yönelik olarak hazırlanmış bir çok CV örneği bulabilirsiniz. (Ör: http://bit.ly/CVornekleri)
8-    Yeni bir iş bulmanıza yardımcı olacak, network dediğinizde aklınıza gelen kişilerin iletişim bilgilerini içeren bir döküman oluşturun.
9-    Daha mutlu bir gelecek belki de açmak üzere olduğunuz kapının ardında. O geleceği bulmak için alternatiflerinizin farkına varmalısınız. Seçeneklerinizi, yapabileceklerinizi, öğrenebileceklerinizi araştırın.
İşten çıkarılmanız ya da ayrılmak zorunda bırakılmanız belki de sizin için bir fırsattır. Heyecanlı ve sürprizlere açık bir süreç sizi bekliyor. Bu enerjiyi hissederek yol almaya başlayın.

LinkedIn’i Daha İyi Kullanmanız için 10 Neden




LinkedIn’i Daha İyi Kullanmanız için 
10 Neden





2003’te iş dünyasına yönelik bir networking sitesi olarak kurulan LinkedIn, profesyoneller arasında hızla yaygınlaşmaya devam ediyor. Site geçtiğimiz ay profilini ekleyen 60 milyonuncu kullanıcısı için özel bir kutlama yaptı. Daha iki ay önce, Aralık 2009’da LinkedIn’de kayıtlı profil sayısı 55 milyondu. Kısa süredeki bu artışı göz önünde bulundurursak sitenin yayılma hızını daha iyi anlayabiliriz.


LinkedIn’in bu kadar süratle büyümesinin en önemli nedeni dünya genelindeki tüm profesyonellere gerçek ve etkili bir iletişim ağı kurma, network geliştirme imkanı vermesidir. LinkedIn, özellikle son 2 yılda, CEO olarak Yahoo’nun network’ten sorumlu tepe yöneticilerinden Jeff Weiner‘ın atanmasının ardından büyük atak yaptı. Business Networking için en etkili araç LinkedIn haline geldi.


Hala profil eklemeyenlere tam bir LinkedIn profili oluşturmak bir külfet, el oyalayan bir iş gibi görünebiliyor. Aslında MS Word formatındaki CV’nizden copy-paste yaparak profilinizi kolayca yaratabilirsiniz. Üstelik network connection’ları tek tek eklemeye de gerek yok. MS Outlook’tan ya da Gmail’den kontakt listelerini LinkedIn’e yüklemek mümkün.


İşte size LinkedIn’i daha iyi kullanmanız için 10 neden:

1.    En önemlisi sağladığı profesyonel network kurma imkanıyla bir çok kapının açılmasını sağlamasıdır. Sitenin en önemli gücü budur.
2.    Site içindeki arama fonksiyonları ile bir çok kişi ve kurumla iletişim kurabilirsiniz. Gündelik yaşamda, ulaşma olanağı bulamayacağınız bir çok insanla LinkedIn sayesinde tanışabilirsiniz.
3.    Özel, önemli kişilere tanıtım amaçlı, kısa, çarpıcı cover letter’lar gönderebilirsiniz.
4.    Soru – Cevap forumları size uzmanlar tarafından yanıtlanmış, bir çok ilginç konuda bilgi sahibi olma şansı verir.
5.    Bir çok kaliteli iş ilanı, kaliteli adaylara ulaşmak için sadece LinkedIn’de yayınlanır.
6.    Profiliniz sizin için kişisel olarak bir pazarlama aracıdır. İnsanlar profilinize Google, Bing, Yahoo gibi arama motorları aracılığıyla ulaşabilir.
7.    LinkedIn network’ünüz genişledikçe iş başvurusu yaptığınız ve yapmayı düşündüğünüz şirketlerdeki bağlantılarınıza ulaşma şansı verir.
8.    LinkedIn grupları sayesinde uzmanlık alanınızla ilgili spesifik konuları öğrenebilirsiniz. İş arayışında değilseniz bile bu gruplar içindeki bilgi paylaşımını izleyerek kişisel ve profesyonel gelişiminize katkıda bulanabilirsiniz. Kim bilir gündelik hayatta karşılaştığınız, işinizle ilgili zorlu bir problemin çözümü belki de bu gruplarda saklıdır.
9.    LinkedIn’in güvenli arama seçenekleri sayesinde işvereniniz, yöneticiniz farketmeden gönül rahatlığıyla iş arayabilirsiniz.
10. İşe alımcılar ve insan kaynakları profesyonellerinin neredeyse tamamı LinkedIn’ deki aday potansiyelini dikkatle takip eder. Siz iş aramasanız da farkında olmadığınız yeni olanaklar sizi bu site sayesinde bulabilir.


“Ahbap kanalıyla işe girmek” iş hayatında eskilerde kalmış, anlamını artık yitirmeye başlamış bir kavram. Bir çok sektörde şirketler o kadar sert bir rekabet içindeki tanıdık-ahbap kanalıyla gelen kişilerle değil en iyi profesyonellerle çalışmak zorundalar. Şunu yine de unutmayın CV’niz başvurduğunuz kuruma herhangi bir yolla değil network’ünüz aracılığıyla giderse herhangi bir yabancı olmaktan çıkarsınız. Bu nedenle, şu an itibariyle yeryüzündeki en etkili networking aracı olan LinkedIn’i kullanmayı ihmal etmeyin.
Bir profiliniz yoksa, oluşturun; profiliniz eksikse tamamlayın. Unutmayın tam bir profile sahip olursanız ve profilinize recommendation’lar eklerseniz arama sonuçlarında daha kolay bulunursunuz.
Daha iyi, daha mutlu işe giden yolda, önünüzdeki kapılardan birinin anahtarı LinkedIn olabilir.