Category Archives: iyi ilişkiler kurma

İş Arkadaşlarınızı Çileden Çıkarmanın 33 Yolu

İş Arkadaşlarınızı Çileden Çıkarmanın 33 Yolu
Çalışma arkadaşlarınızı ailenizden, eşinizden, en yakınlarınızdan bile daha fazla görüyorsunuz. İşin ilginç tarafı, birlikte verimli çalışmak ve ister istemez iyi geçinmek durumunda olduğunuz bu insanları seçme şansınız yok.


Bazen iş arkadaşlarımızla birlikte yol almak ciddi bir sorun haline gelir. Bu sorunlar çoğunlukla günlük iş akışımız içindeki ufak tefek şeylerden kaynaklanır. Can sıkıcı davranışların farkında olmanız, bunlardan kaçınmanız; birlikte görev yaptığınız kişilerle sürdürülebilir ilişki yürütmenizi sağlayabilir.

İşte size bu davranışlara 33 örnek:
1.    Masanızı dağınık bırakın, kedi yavrusunu kaybetse bulamasın,
2.    Yöneticinize sürekli yağ çekin, o bile sıkılsın,
3.    Mütemadiyen her şeyden şikayet edin,
4.    Herkes hakkında dedikodu yapın, ileri-geri konuşun,
5.    Her e-mail’i reply all / tümünü yanıtla seçeneğini kullanarak yanıtlayın,
6.    Politik ya da dini konularda ateşli tartışmalar başlatın,
7.    Fütursuzca açık saçık fıkralar anlatın,
8.    Argo dil kullanımının en ağır örneklerini sergileyin,
9.    Junk e-mail’leri herkese forward edin,
10.Yüksek ses çıkartarak (cak cak cak diye) sakız çiğneyin,
11.Otoparkta özellikle arkadaşlarınızın yerlerine park edin,
12.Cep telefonunuzu kullanarak yüksek sesle kişisel konuları ortalıkta konuşun,
13.İşe giderken baygınlık verici kokular sürmekten çekinmeyin,
14.Başarılarınız yere göğe sığmasın, self-marketing’i abartın,
15.Başınıza gelen talihsizlikleri her fırsatta anlatın,
16.Ödünç aldığınız şeyleri geri vermeyin,
17.İzin almadan insanların yiyeceklerini alın, yerlerine ambalajlarını bırakın,
18.Telefonunuzda garip telesekreter mesajları bırakın,
19.Bir iş arkadaşınız bir şey mi okuyor, arkasına geçip ne okuduğuna bir göz atın,
20.Başkalarının başarılarını siz üstlenin, ne de olsa moral destek verdiniz (!),
21.Masadan masaya sohbet edin,
22.Ofisinizdeki mutfağı, kafeteryayı dağınık bırakın,
23.Kalemlerinizle, ellerinizle tempo tutun, masanızı kifayetsiz bir bateriye dönüştürün,
24.Ayakkabınıza metal parçalar ekletin ki ofiste yürüdüğünüzde herkes sizin geldiğinizi anlasın,
25.Her toplantıya geç kalın, biraz bekleseler de olur,
26.Cep telefonunuzda olabilecek en rahatsız edici zil sesinini kullanın,
27.İhtiyaç olduğunda kimse sizi bulamasın, ofiste oradan oraya dolanın,
28.Sürekli yüksek sesle müzik dinleyin,
29.Sağlık sorunlarınızı en ince detayına girerek anlatın,
30.Cep telefonunuzla tuvalette konuşun,
31.Habire yalan söyleyip, “aa ben yanlış anlamışım” diye toparlamaya çalışın,
32.Koridorlarda ıslık çalarak dolaşın,
33.Zevzeklik yapın, önünüze gelene “nasılız, eğleniyor muyuz?” diye sorun.
Reklamlar

Stajınız Bitmeden Önce Yapmanız Gereken 6 Şey



Stajınız Bitmeden Önce Yapmanız Gereken 6 Şey


Yaz aylarının sonuna yaklaşıyoruz. Bir çok şirkette yaz stajları yakında bitecek. İş yaşamını tanımaya, deneyim elde etmeye çalışan stajyerlerin, bu deneyimlerini daha ileriye taşıyabilmek için, çalışma dönemleri bitmeden yapmaları gereken bir kaç şey var.
İşte size stajınız bitmeden önce atmanız gereken adımlara 6 örnek:
1.    Birlikte çalıştığınız kişilere teşekkür edin:
Yöneticinize çalışma döneminizde size öğrettikleri, kazandığınız tecrübe için teşekkür etmeyi ihmal etmeyin. Memnuniyetinizi size fırsat tanıyan İnsan Kaynakları çalışanlarına, birlikte görev yaptığınız çalışma arkadaşlarınıza, size yardımcı olan kişilere de iletmeyi unutmayın.
2.    Geleceğe yönelik planlarınızı insanlarla konuşun:
Gelecek yaz ya da mezuniyetiniz sonrasında neler yapmayı planladığınızı iş çevrenizdeki kişilerle paylaşın. Tavsiye almaktan mutlu olacağınızı iletin. Stajınızda yakın çalıştığınız insanlar iş hayatınızda oluşacak network’ünüzün başlangıcıdır.
Çalışma ortamınızdaki deneyimli arkadaşlarınız, endirekt yöneticileriniz sizin için çok değerlidir. Bu kişiler karşılaştıkları iş fırsatlarını size haber verebilirler; hatta size bazı işler için size referans olabilirler. Geribildirimleriyle kariyerinizle ilgili düşüncelerinizin berraklaşmasına katkı sağlayabilirler. Bununla birlikte, siz gidip açıkça sormadığınız sürece, insanların çoğu size durup dururken tavsiye de bulunmaz. Bu yönde talepkar olmanızda fayda var.
3.    Yöneticinizden geribildirim isteyin:
Birlikte çalıştığınız süre kısa bir süre de olmuş olsa bile, yöneticinizin güçlü ve gelişime açık yönlerinizle ilgili bir fikri oluşmuştur. Bire bir çalıştığınız için hakkınızdaki en iyi değerlendirmeyi yöneticiniz yapar. Kendisine “kuvvetli bulduğunuz ve geliştirmem gereken becerilerimle ilgili görüşleriniz benim için önemli. Fırsat bulduğumuzda sizi dinlemek isterim” gibi bir cümleyle konuyu açabilirsiniz.
4.    CV’nizi güncelleyin:
Staj deneyiminizi, yaptığınız işlerle ilgili bilgiler zihninizde tazeyken güncelleyin. Çalışmanızla ilgili ayrıntıları bu yolla daha kolay hatırlarsınız.
5.    Kendinizi kendiniz değerlendirin:
Stajınızın sonunda geriye dönüp bakarken kendinize şu soruları sorabilirsiniz; “neler öğrendim? / başa dönme şansım olsa neyi farklı yapardım? / kariyerimi hangi alanda sürdürmek istiyorum? / staj yaptığım şirketin kültürüne alışabildim mi? İleride benzer bir çalışma ortamında yer almalı mıyım? Bu değerlendirmeyi mutlaka yapın. Kişisel farkındalığınız önemlidir.
6.    Kurduğunuz ilişkileri kaybetmeyin:
Yöneticinizle, birlikte yol aldığınız tecrübeli kişilerle iletişiminizi sürdürün. Çok sık olmamak kaydıyla kendileriyle e-mail ya da telefon yoluyla temas kurun. Aklınıza takılan konuları danışabilir ya da gördüğünüz ilginç bir makaleyi paylaşabilirsiniz. Çok az stajyer bunu yapar. Ancak sadece bu çabayı gösterenler uzun soluklu profesyonel ilişkiler kurabilir.

Yöneticinizle İyi Geçinmeniz için 11 İpucu


Yöneticinizle İyi Geçinmeniz için 11 İpucu
Yöneticiniz biraz da olsa deneyimli biriyse bir kaç basit kuralı izleyerek ilişkinizi sağlıklı bir şekilde sürdürebilirsiniz. Bu yönde yol almak isterseniz işte size 11 ipucu:


1-    Sorumlu olduğunuz işlerin detaylarına her zaman hakim olursanız, yöneticiniz ilgili süreçleri ayrıca kendisinin takip etmesine gerek olmadığını zamanla öğnenir. Bu durum ilişkinizi daha huzurlu kılar.
2-    Derli toplu bir görüntü verin. Yöneticiniz işinizi dağılmadan, bir düzen içinde yürüttüğünüzü görmeli. Size güvenebileceğini, arkasını dönüp gidebileceğini bilmesi ilişkinizi rahatlatır.
3-    Beklentilerinizin aynı olduğundan, aynı dili konuştuğunuzdan emin olun. “İş sonuçları” dediğinizde aynı şeyi mi anlıyorsunuz? Hedef belirlerken, hedeflere ulaşmaya çalışırken, aynı perspektife sahip olmanız önemlidir.
4-    Yöneticinize bir problemi ilettiğinizde çözüm önerinizi de beraberinde götürün: “X sorunla ilgili nasıl yol alalım?” / “X sorunla ilgili son durum şöyle. Bununla ilgili A, B, C gibi çözümlerimizin olabileceğini düşünüyorum”. Hangi yaklaşım kulağa daha iyi geliyor?
5-    Bir işle ilgili bir gelişmeyi yöneticinizle paylaşırken, konuyla ilgili tüm gerçekleri net ve sade bir dille ortaya koyun. Bunu yaparken peşin hükümlerinizden mümkün olduğunca sıyrılmanız profesyonelliğin bir gereğidir.
6-    Yöneticinizin geri bildirimlerini açık bir zihinle dinleyin. Kendisiyle aynı görüşte değilseniz, bunu defansif görünmeyen bir tutumla dile getirin. Araya duvar örmeyin. Örneğin: “Ne demek istediğinizi, endişenizi anlıyorum. Bununla birlikte o çalışmada benim bakış açım …” gibi bir cümleyle düşüncenizi ifade etmeye başlayabilirsiniz.
7-    Hata yaptığınızda hatanızın sorumluluğunu alın. “Bu durum benden kaynaklandı. Durumu düzeltmek için şunları yapıyorum. Bir daha benzer bir sorunla karşılaşmamamız için özen göstereceğim” demek çok zor değildir. Problemin üzerinde çalıştığınızı duymak bile yöneticinizi rahatlatacaktır.
8-    Yöneticinizin işinizde nelere önem verdiğini anlamak istiyorsanız, size işinizle ilgili sorduğu sorulara odaklanın. Böylece gelecekte size vereceği mesajları farketme şansınız olur.
9-    Herhangi bir konuda mutsuz olursanız, bunu doğru zamanda ve zeminde yöneticinize iletin. İşinizde başarılı olabilmeniz için mutlu olmanız gerekir. Makul bir üslupla, yöneticinizin yoğun ya da bitkin olmadığı bir günde fikrinizi paylaşabilirsiniz.
10- Zaman zaman moraliniz bozuk olabilir. Bu gayet insani bir durumdur. Bununla birlikte, her yönetici eğiliminizin olumlu tutum sergileme yönünde olmasını bekler. Negatif düşüncelerden pozitif sonuçların elde edilmesi çok nadir karşılaşılan bir durumdur.
11- Son olarak yöneticinizden memnunsanız, kendisiyle mutluysanız bunu dile getirin. Çok az çalışan bunu yapar. Unutmamak gerekir ki yöneticiler de insandır ve herkes gibi motivasyona ihtiyaç duyarlar.

Yöneticinize Asla Söylememeniz Gereken 7 Şey



Yöneticinize Asla Söylememeniz Gereken 7 Şey




Hepimizin bir yöneticisi, bir patronu var. Kendi işinizi yapıyor olsanız bile müşterileriniz için bir bakıma “çalışan” durumundasınız.
Yönetici – çalışan ilişkinizi sağlıklı olarak sürdürmenin yolu, yöneticinizi işinizi sevmediğinize, işiniz için yetersiz olduğunuza ya da en kötüsü işinizi küçük gördüğünüze dair düşüncelerden uzak tutmanızdan geçer.
Ne yazıkki bu üç temel kural şirketlerde çalışanlar tarafından çoğu zaman göz ardı ediliyor. Örnek mi istersiniz? İşte size iş yerlerinde sıklıkla söylenen, yöneticilerin duymaması gereken cümlelere yedi örnek.
Bu ifadelerin bazıları size zararsız görünebilir. Bununla birlikte duruma bir de yöneticinizin gözünden bakmaya çalışın.
1.     “Bu benim işim değil”
En deneyimli, en eğitimli, en bilge yöneticilerin bile bir çoğu çalışanların işinin kendilerine yap denilenin yapılması olduğunu düşünür. Dolayısıyla işiniz olmayan, görev tanımınızda yer almayan bir projeye, çalışmaya atansanız bile asla “bu benim işim değil” demeyin. Bunun yerine yöneticinizin neden o iş için sizi düşündüğünü anlamaya çalışın. İlgili kararın arkasında geçerli bir neden olabilir.
Söz konusu görevin kariyeriniz ve şirketiniz için kötü bir fikir olduğunu veya bir başkası tarafından yapılması gerektiğini düşünüyorsanız bunu somut nedenlerle, örneklerle yöneticinize anlatın. Bu çabanız bazı yöneticilerde işe yarayabilir. Yine de böyle bir ikna faaliyetine girmeden önce görev tanımınızın dışında işlerle uğraşmanın, mesleki anlamda zorlanmanın sizi geliştireceğini unutmayın.
2.    “Bu benim sorunum değil”
Birisi bir şeyin kendi sorunu olmadığını söylediğinde aslında o durumun o kişinin umrunda olmadığı mesajını alırız. İş yerinizde bir problem gözünüzün önünde büyüyorsa ve söyleyecek yapıcı bir sözünüz yoksa hiç bir şey söylemeyin. Yıkıcı bir şey söylemektense susmanız daha iyidir. Elinizden geliyorsa sorunun çözümüne katkıda bulunun, fikir üretin. Bir şirketin bir problemi esasen tüm çalışanlarının problemidir. Her sorun bir şekilde tüm çalışanları ilgilendirir. Unutmayınki aynı gemidesiniz!
3.    “Bu benim hatam değil”
İnsan doğası ilginçtir. Birine bir durumun sizin hatanız olmadığını söylemeniz, karşısındaki kişinin sizden şüphe etmesine yol açar. Hiç aklında yokken durup dururken savunmaya geçerek bu fikri yöneticinizin aklına sokmayın. Daha da önemlisi, ortada bir sıkıntı varsa mesele kimin suçlanacağı değil sorunun nasıl giderileceğidir. Ne yanlış gitti, problem nasıl çözülür? Yöneticiler de dahil çalışanların temelde odaklanması gereken budur.
4.    “Bir seferde ancak bir iş yapabilirim”
Çok fazla çalışıyor olmanız veya dönemsel olarak yaşadığınız yoğun çalışma temposu yöneticinizin sizin için üzülmesini sağlamaz. Yoğunluğunuzdan sıklıkla şikayet ederseniz yöneticiniz işinizde bir duruma içerlediğinizi ya da motivasyonunuzun eksildiğini düşünebilir. Küresel krizin etkisiyle bugünlerde herkes baskı altında. Bununla ilgili alaycı şakalar yapma ihtiyacı hissederseniz kendinizi tutmanızda yarar var. Bu şakalar bazılarının hoşuna giderken bazılarını rahatsız edebilir.
5.    “Bu iş çok kolay. Bunu herkes yapar!”
“Bu iş çok kolay” dediğinizde belki de “işimde o kadar iyiyim ki bu iş bana basit geliyor” demek istiyorsunuz. Belki de kötü niyetli değilsiniz. Ne yazıkki “bu iş çok basit” ve benzeri ifadeler çoğu zaman “bu ne saçma sapan iş” gibi anlaşılır. “Saçma, basit, gereksiz iş” gibi ifadeler yöneticileri her zaman rahatsız eder. Bu yaklaşımlar işin genelini küçük gören tutumlardır. Eğer bir iş sizin için basit bir işse bundan mutlu olun ve süratle yerine getirmeye çalışın. En saçma sapan, uyduruk, basit işlerin bile birileri tarafından yapılması gerekir. O kişi o gün için siz olabilirsiniz.
6.    “Bu iş için fazla nitelikliyim”
Evet belki de öylesiniz! Yine de bu iş sizin işiniz. İşinizi yapmayı zamanında kabul ettiniz. Şimdi bu kararınızdan pişmanlık duysanız bile işiniz yine de sizin işiniz. Rolünüzün size bir beden küçük geldiğini dile getirmek rolü değil olsa olsa sizi kötü gösterir. Aynı işi yapan çalışma arkadaşlarınız hakkınızda hoş olmayan şeyler düşünebilir. Yöneticiniz “ooo bu iş bu arkadaşıma az geliyor, kendisi bu işe fazla, hemen kendisini terfi ettireyim” diye düşünmez. Bu tip ifadelerin size faydası değil zararı olur.
7.    “Bu iş yapılamaz”
Bir işin yapılamayacağını söylemek bir yöneticinin gözünün önünde iyi bir görüntü yaratmaz. Sözkonusu görev gerçekten imkansız bir iş olsa bile bunu dile getirmek sizi etkisiz ya da yetersiz gösterebilir. Böyle görünmek yerine yöneticiniz o işi neden sizden istiyor anlamaya çalışın. Çözülmesi gereken durum ne? Amaca giden yolda hangi yöntemler denenebilir. Çoğunlukla yöneticiler çözüm yollarının denendiğini görmek ister. Gerçekte istedikleri imkansızın zorlanması değil, çözüm üretme çabasının kendisidir.

İşinizde “Diğerleri” ile İyi Geçinmenin 10 Yolu



İşinizde “Diğerleri” ile İyi Geçinmenin 10 Yolu



Çalışma arkadaşlarınızla eşinizden, arkadaşlarınızdan, ailenizden çok daha fazla vakit geçiriyorsunuz. Bununla beraber, bu kişilerin neredeyse hiçbirini seçme şansınız yok. Farklı deneyimlere, yaş gruplarına, ilgi alanlarına sahip olduğunuz bu insanlarla birlikte görev yapmak, olumlu iş sonuçları üretmek zorundasınız.
İş dünyasında, bir ekibin içinde “işlerin yapılmasını sağlama” giderek daha da fazla ödüllendirilen bir beceri haline geldi. Bu paralelde, performans yönetimi sistemlerinde dış müşterilerimizle, çalışma arkadaşlarımızla ve yöneticilerimizle nasıl yol aldığımız, hangi iş sonuçlarını meydana getirdiğimiz değerlendirilir.
İşte size çalışma arkadaşlarınızla iyi geçinmenizde yardımcı olacak 10 tavsiye:
1.    Bir arkadaşınız size bir şey anlatıyorsa o anda, o kişi için orada olun. Siz birine bir şey anlatırken karşınızdaki kişinin yüzünüze bakmaksızın bilgisayarının klavyesinde bir şeyler yazmaya devam ettiğini ya da önündeki dökümanı okumaya devam ettiğini düşünün. Rahatsız edici değil mi? Siz bu hataya düşmeyin.
2.    Aktif dinleyin. İş yaşamında karşılaştığımız herkes kendini çok iyi ifade edemez. Bazılarının ne demek istediğini anlayabilmek için daha dikkatli dinlemek gerekir. Bu kişilerle iletişim halindeyken sabırlı olun; sözlerini kesmeyin, yaptıkları ufak hataları düzeltmeyin.
3.    Laf olsun diye değil samimi ilgi gösterin. Karşınızdaki masadaki çalışma arkadaşınızın hayatınızdaki en iyi arkadaşınız olması gerekmiyor. Bununla beraber bu arkadaşınıza arada “hafta sonu nasıl geçti?” diye sormanız, bir kaç dakikalığına da olsa içtenlikle ilgi göstermeniz size bir şey kaybettirmez. Kurduğunuz sıcaklığın faydasını göreceksiniz.
4.    İyi niyetinizi koruyun. İnsanların büyük çoğunluğu işlerini iyi yapmaya çalışır. Arkadaşınızın yetersiz, beceriksiz yanlış yönlendirilmiş olduğunu düşünmeden önce, o anda doğru şey yaptığına inanıyor olabileceğini göz önünde bulundurun.
5.    Başarıyı paylaşın. Ortada bir başarı varsa ve bu başarı ile ilgili fikir, uygulama size ait bile olsa başarınızı paylaşın. Gerçekten durum tamamen sizin eseriniz mi yoksa katkısı olan çalışma arkadaşlarınız oldu mu?
6.    Bazen yanılıyor olabilirsiniz. Bu ihtimali hiçbir zaman unutmayın. Hepimizin başına gelir. Her durumda aksi yönde diretmek ilişkilerinizde sizi zor durumda bırakır.
7.    Güvenilir olun. Bir raporu, bir dökümanı Perşembe günü vereceğinizi söylüyorsanız Perşembe günü verin. Verdiğiniz sözleri tutmanız, güvenilir bir çalışan olmanız sadece sizi iyi göstermez aynı zamanda bulaşıcıdır. Yapıcı bir iş ortamı yaratma yönünde iş yerinde güvenilir olmak çok önemlidir.
8.    Birini takdir ederseniz bunu gösterin. Bir arkadaşınızdan bir şey istediğinizde, istediğiniz şey çok küçük bir şey veya kendisinin rutin bir görevi bile olsa mutlaka teşekkür edin. Medeni bir çalışma atmosferini sağlamanın en basit kurallarından biri budur.
9.    Diğerleri ile açık, direkt, saygılı, ilgili ve olumlu tutum sergileyerek konuşun. Bu davranışınız arkadaşlarınıza size aynı şekilde davranmak yönünde ilham verebilir.
10. Son olarak, işinizde herkesi sevmeyi beklemeyin. Diğer taraftan herkesin de sizi sevmesini beklemeyin. Mutlaka bazılarıyla daha iyi geçinecek bazılarıyla daha zor ilişki kuracaksınız. Hoşgörülü, sabırlı, anlayışlı olmaya çalışın. Bazen sadece işlerin yapılmasını sağlamak yeterli olacaktır.