Category Archives: teklif

Bir Mülakatta Söylememeniz Gereken 8 Şey

Katılacağınız iş görüşmenizde bazı şeyleri dile getirmekten kaçınmanızda fayda var. Ne söylediğiniz kadar ne söylemediğiniz de önemli. Mülakatınızda yanlış cümleler kurmadığınızdan emin olun.

 

İşte size, bir görüşmede uzak durmanız gereken cümlelere 8 örnek:

1.    “Şirketiniz ne iş yapıyor?”

Bunu sorun ve görüşmeniz başlamadan bitsin. Bu derece ilgisiz ve umursamaz olamazsınız. Hiç tanımadığınız bir şirkete görüşmeye gidiyor olsanız bile telefonunuzdan Google’a girmek çok zor olmasa gerek. Yolda giderken bile basit bir araştırma yapabilirsiniz.

2.    “Ücret beklentim esnek”

Gerçekten öyle mi? Dile getirmeseniz de aklınızdaki kırmızı çizgi 4.000 lira ise 1.000 lira öneren bir yerde çalışır mısınız? Bir işe alım sürecinde belki de esnek olmayan tek konu ücrettir. Süreç tıkanacaksa döner dolaşır ücrette tıkanır. İş görüşmelerinizde parasal konularda net ve samimi olun.

3.    “Önceki yöneticim çok fena bir insandı”

Yerküre üzerinde ki en zalim kişi de olsa eski yöneticiniz hakkında ileri geri konuşmanız sizi kötü gösterir. Her şey bir tarafa, potansiyel çalışma arkadaşlarınız zor insanlarla da ilişkinizi yönetebilmiş olmanızı bekler. Profesyonel görünün.

4.    “Ne gibi yan olanaklarınız var?”

İlk görüşmenizde odaklanmanız gereken işin sağladığı imkanlar değil işin kendisidir. Ücretiniz ve yan olanaklarınız işe alım sürecinizde en son konuşulacak konulardır. Son görüşmelerinize davet edilmeden önce bu konulara girmeyin.

5.    “Çok mükemmeliyetçiyimdir”

Gerçekten öyle olsanız bile bunu mülakatta dile getirmeyin. Bir görüşmede söylenebilecek bundan daha klişe bir laf yoktur. Deneyimli bir mülakatçı bu sözü yüzlerce kez duymuştur. Sıradan görünmeyin, yeni bir şey bulun.

6.    “Hiç bir sorum yok”

Günde 8-9, haftada en az 40-45 saat geçireceğiniz yeni işinizle ya da iş arkadaşlarınızla ilgili hiç bir sorunuz yok mu? Hadi canım! Bu kadar meraksız olamazsınız. Hiç bir sorunuzun olmaması için görüşütüğünüz işle ilgisiz ya da mülakat  için hazırlıksız olmalısınız.

7.    “Kusura bakmayın geç kaldım”

İşe alımcılar mülakatlara gelen adayların “iyi” görünmek istediklerini düşünürler. Verebileceğiniz en iyi görüntü mülakata geç kalmak olmamalı. Gecikmemek için elinizden geleni yapın.

8.    “Bu işe çok ihtiyacım var”

Çok çok çok ihtiyacınız olsa bile bunu da söylemeyin. İşverenler iş tekliflerini hazırlarken duygusal değil gerçekçi yaklaşırlar. Kişisel sıkıntılarınızı gündeme getirmeniz potansiyel yöneticileriniz için can sıkıcı olabilir.

Reklamlar

Bir Mülakat Davetini Reddetmemeniz için 5 Neden

Yeni mezun olmuş biri ya da deneyimli bir yönetici de olsanız; mülakatlar sizin için her zaman fırsattır. Mevcut işinizden çok memnunsunuz veya yeni işinize daha dün başladınız; her durumda iş görüşmelerine katılmak, gelen istekleri geri çevirmemek, imkan bulduğunuzda mülakatlara katılmak size yarar sağlar.

İşte size profesyonel yaşamda karşılaştığınız görüşme davetlerini kabul etmeniz için 5 neden:

1.    En azından “antrenman” olur:

Bir işi ne kadar çok yaparsanız kendinizi o işte o kadar ustalaşmış ve rahat hissedersiniz. Ne kadar çok mülakata katılırsanız o kadar çok mülakat deneyiminiz olur. Arkadaşlarınızla, iş hayatındaki yakınlarınızla da “deneme görüşmeleri” yapabilirsiniz ancak hiçbiri gerçek hayattaki deneyimlerinizin yerini tutmaz.

2.    Geleceği düşünün:

An itibariyle iş değiştirmek gibi bir düşünceniz olmasa da geleceği düşünün. Şu an işinizde mutlu olsanız da 6 ay sonra ne durumda olacağınızı bilebilir misiniz? Bugün reddettiğiniz şirket yakın gelecekte potansiyel işvereniniz olabilir mi? Unutmayın, görüşmeniz olumlu geçerse en azından gelecekteki yöneticinizin radarına girmiş olursunuz.

3.    Özgeçmişiniz ile ilgili fikir edinin:

Görüşmenizi yapan kişinin sorularından CV’nizle ilgili eksiklikleri yakalamaya çalışın. CV’nizi okumasına rağmen karşınızdaki kişi hangi konuları anlamakta zorlandı? Mesleki olarak hangi noktada bulunmanız bekleniyor? Özgeçmişinizin işe yararlığını kontrol etmenin en iyi yollarından biri budur.

4.    Gidip bir göz atmakta fayda var:

Gidip insanlarla tanışmanızdan, çalışma ortamlarını görmenizden zarar gelmez. Katılacağınız mülakat en azından ilgili şirketi tanımanızı sağlar. Tanıyıp da beğenmezseniz yine sorun yok: Neyi istemediğinizi anladınız! İyi ya da kötü her deneyim, deneyimdir.

5.    Bilgi, beceri ve deneyimlerinizi satın:

İş hayatında ücretli çalışanların yaptıkları şey, bir bakıma, bilgi, beceri ve deneyimlerini en iyi çalışma koşullarını sağlayan şirketlere kiralamaktır. Bu yönden baktığımızda profesyonel yaşam içinde katıldığınız mülakatlar sizin için birer satış görüşmesidir. Piyasadaki “eder”inizi görmek açısından da mülakatlar sizin için fırsattır.

İşinizden En Doğru Şekilde Ayrılmanın 3 Aşaması

İşinizden En Doğru Şekilde Ayrılmanın 3 Aşaması

İş dünyasında son iki yılda yaşanan daralmanın etkisiyle bir çok şirket ücret artışlarında ve yan olanaklarda kesintilere gitti. Bazı firmalar değişen koşullara uyum sağlayabilmek için organizasyonlarını yeniden yapılandırmayı tercih etti.
Bu durum ekomomik koşullar iyileştiğinde, iş yaşamı eski temposuna döndüğünde, yeni iş fırsatlarının açılması ile birlikte bir çok profesyonelin iş arayışına gireceği yönünde bir ipucu olabilir.
İsteyerek ya da kendi isteğiniz dışında, her koşulda, işinizden profesyonelce, iyi hatırlanacak bir şekilde ayrılmak isterseniz bazı temel kuralları izleyebilirsiniz.
İşte size en doğru şekilde işten ayrılmanın 3 aşaması:
A)   Şirketinize Haber Vermeden Önce
1)    En önemlisi durumu herhangi birine bildirmeden önce, yazılı teklif mutlaka elinizde olsun. Herşeyin gönlünüzce olduğundan, yeni işinizin içinize sineceğinden emin olun.
2)    İşlerinizi toparlamaya başlayın. Devam eden sorumluluklarınızla ilgili bilgileri herkesin anlayabileceği şekilde organize edin. Yarım kalan projelerinizi derli toplu hale getirin. Kimsenin arkanızdan dokümanlar, dosyalar, e-mail’ler arasında kaybolmasını istemezsiniz.
3)    Kişisel yaşamınıza dair elektronik dosyalarınızı silin. Bilgisayarınızdaki aile resimlerinizi, mp3 ya da video kayıtlarınızı, özel şifrelerinizi, dijital ortamdan temizleyin.
4)    Şirketinizin işten ayrılmayla ilgili prosedürlerini, politikalarını dikkatle okuyun. Birikmiş izniniz, ödenmemiş fazla mesainiz veya masrafınız var mı bir göz atın.
B)   Şirketinize Haber Verirken
1)    En önce yöneticinize bilgi verin. Yüzyüze ve görüşmenizin bölünmeyeceği bir ortamda bu bilgiyi aktarmanızda yarar var.
2)    Yöneticinizle, içinde bulunduğunuz durum ne olursa olsun, iyi ayrılmaya çalışın. Şirketinizle ilişkiniz kesildiğinde eski yöneticiniz sizin network’ünüz haline gelir. Network iş yaşamındaki tüm profesyoneller için çok çok çok değerlidir.
3)    Yerinize gelecek kişiye yardımcı olabileceğinizi, geçiş dönemini kolaylaştırabileceğinizi şirketinize iletin. Yüksek ihtimalle yöneticileriniz gizlilik açısından bunu tercih etmeyecektir. Yine de sizin yardım teklif etmeniz şık bir yaklaşım olur.
4)    İhbar sürelerine uymak yasal bir zorunluluk. Bazı şirketler bu süreleri her koşulda uyguluyor. Yöneticileriniz sizden, şirketteki kıdeminiz paralelinde, 4, 6 ya da 8 haftalık sürelere uymanızı isterse ve ilgili miktarı ödemek istemiyorsanız son güne dek çalışmaya hazır olun. Bu konuyla ilgili bir aksilikle karşılaşırsanız durumu kişiselleştirmeyin; yeni ufuklara yelken açtığınız bir dönemde moralinizi bozmayın.
C)   Şirketinize Haber Verdikten Sonra
1)   Formal bir istifa mektubu yazın. Olumlu bir – iki cümle eklemeye çalışın. Bir çok şeyi öğrenme olanağı bulmuş olabilirsiniz. İyi veya kötü yaşadığınız her şey tecrübedir. Şirketinize en azından bu nedenle teşekkür edebilirsiniz.
2)   Çalışma arkadaşlarınıza yeni işinizle ilgili gereğinden fazla bilgi vermeyin. Ayrıldığınız için ne kadar mutlu olduğunuzu bilmeleri, yeni işinizde elde edeceğiniz olağanüstü imkanları öğrenmeleri size bir şey sağlamaz.
3)   Yöneticilerinizden bir referans mektubu isteyin. Yeni geçeceğiniz işiniz için imza atmış bile olsanız ileride böyle bir yazıya ihtiyacınız olabilir.
4)   Masanızdan ayrıldığınız son ana dek işinizi en iyi şekilde yapmaya devam edin. Gerçek profesyonelliğin göstergesi budur. Bu küçük dünyamızda eski çalışma arkadaşlarınızla yeniden çalışma noktasına gelebilirsiniz.