Category Archives: mülakat

Şirketlerin İşe Alım Süreçlerinde Yaptığı 10 Hata


İşe alımın önemi, sertleşen rekabetin ve piyasa koşullarının etkisiyle daha da arttı. Değerlendirme merkezleri, yetkinlik tabanlı mülakatlar gibi etkinliği ispat edilmiş işe alım uygulamaları yaygın olarak kullanılır hale geldi. En iyi çalışanları kazanma yolundaki yarışta şirketlerin önemli adımlar attığı söylenebilir.
Yine de bir işe alım sürecinde yapılmaması gereken hatalarla zaman zaman karşılaşıyoruz. İşte bu temel yanlışlara 10 örnek:

1. Dağınıklık:
Firma “on gün içinde sizi bilgilendiririz” diyorsa, haftalar sonra haber veriyorsa; görüşülen pozisyonun görev tanımı ya da raporlayacağı kişi süreç esnasında değişiyorsa; mülakatta Hande’yle görüşeceğiniz söylendiyse ve siz Gözde’yle görüşüyorsanız bu işte bir tuhaflık var demektir. Bir işe alım sürecinde iyi adayları kendinizden uzaklaştırmak için ilk olarak yapmanız gerekenler bunlardır.

2. Yanlış kriterlerle işe alım:
İçedönük kişilik profillerinin daha başarılı olacağı bir rol için süreç yönetiyorsanız ve bir adayı biraz utangaç diye süreçten uzaklaştırıyorsanız yanlış yoldasınız demektir. Aradığınız pozisyonun gerekliliklerini, ideal profilin normlarını doğru analiz ettiğinizden emin olun.

3. Ne öğretilir? / Ne öğretilmez?
Bir adaya, kullandığınız bir yazılımı, işinize özgü bir yasal düzenlemeyi ya da sektörünüzün iç dünyasını öğretebilirsiniz. Öte yandan, adayı işe aldığınız takdirde kendisine etik değerlerin önemini öğretemezsiniz; bu değerler kişide ya vardır ya yoktur. Muhasebe departmanı için bir arayıştaysanız, işe alacağınız kişinin düzenli, planlı çalışan biri olması gerekir. Düzenli, dikkatli bir insan olmayı bir kişiye öğretemezsiniz; bu nitelikler de ya vardır ya yoktur.

4. Doğru soruları soramamak:
Mülakatçılar adaylarla ters düşmemek için yüzeysel, konunun derinine inemeyen sorularla mülakatları tamamlama eğiliminde olabilir. “Eee neler yaptınız?” diye sormakla “Son görevinizde işlerin olağan yapılışına alternatif bir yöntem geliştirdiğiniz bir örnek anlatabilir misiniz?” diye sormak arasında dağlar kadar fark vardır. Sadece somut örneklere yönelik, derine inen sorular anlamlı cevaplar alır.

5. Adayların “hazır” cevaplarına izin vermek:
Bir adaya gelişime açık bulduğu yönlerini sorduğunuzda “çok mükemmeliyetçiyimdir, bu huyumu hiç sevmiyorum” derse, bu bir yanıt değildir. Çoğu mülakatçı bu uyduruk cevapların üzerinde durmaz. Bir sorunun gerçek cevabını almadan görüşmeye devam etmek sizi yanlış sonuçlara götürebilir.

6. Yıldırım hızıyla işe alım:
Yanlış bir insanı işe almanın yaratacağı negatif etki, uzun süren bir işe alım sürecinin yol açacağı sorundan çok daha fazla zararlıdır. Üst yönetimlerden, iç müşterilerden gelen baskılara dayanmak zor olsa da içinize sinen birini buluncaya dek pozisyonu boş tutmak bazen daha iyidir.

7. Kaplumbağa hızıyla işe alım:
İşe alım süreçlerini aylarca süründürüp, adayları 5-6 tur mülakata davet eden firmalar iyi adayları kaybetme yolunda azimle ilerleyen şirketlerdir. Yetenekli çalışanlar bir türlü karar veremeyen, zamanı etkili kullanamayan organizasyonlardan uzak durur. Zamanlamanızla ilgili dengeyi kurun.

8. Adaylara bilgi vermemek:
Şirketlerin yüz yüze görüşme yaptığı tüm adaylara telefonla ya da en azından e-mail’le geri dönmesi en temel beklentidir. İnsana değer veren her organizasyonun zaman ayırıp kendi özel bilgilerini paylaşan adaylara bir zaman planı bildirmesi, gerekli bilgileri aktarması beklenir. İyi bir repütasyona sahip olmak isteyen kuruluşlar adaylarla ilişkilerinde özenli davranırlar.

9. Kanlı mülakatlar:
Güleryüz gösterilmeyen, hiç bir giriş sohbeti yapmadan sert sorularla başlayan, aday üzerinde baskı kuran görüşmeler iyi sonuç vermez. Sağlıklı veriler elde etmek için mülakatlarınızda sağlıklı ve insancıl bir iletişim kurmalısınız.

10.Rolün gerekliliklerini doğru aktaramamak:
Bir mülakatta, adayın pozisyonu gerçekten isteyip istemediğini görmek için, işin yalnızca sıkıcı taraflarından, uzun çalışma saatlerinden, bitmek bilmeyen seyahatlerinden söz ederseniz halinden memnun, aslında iş arayışında olmayan yetenekli çalışanları kendinizden uzaklaştırırsınız. Çerçeveyi doğru ve objektif olarak çizdiğinizden emin olun.



Reklamlar

Mülakatınızın İyi Geçtiğini Gösteren 4 Alamet

Mülakatınızın İyi Geçtiğini Gösteren 4 Alamet


Bir mülakata katıldığınızda, söz konusu rol için istekliyseniz, alacağınız yanıtı merakla beklersiniz. Sorulan sorular ve verdiğiniz cevaplar görüşmeniz sonrasında aklınıza gelir. Çıkacak sonucu kestirmeye çalışırsınız. Yüzde yüz geçerli olmamakla birlikte, sonucun olumlu yönde olacağını gösteren bazı “belirti”ler olabilir.
İşte bu “alamet”lere 4 örnek:
1.    Mülakatınızı yapan kişi, “biz size haber veririz” demek yerine, önünüze süreçle ilgili net bir takvim koyuyorsa, sonrasında sizin 1-2 haftalık programınızı, görüştüğünüz başka yerler olup olmadığını soruyorsa bu iyiye işarettir. İşe alımcılar, özellikle nitelikli aday sayısının az olduğu rollerde, güçlü adayları kaçırmak istemezler.
2.    Rolle ilgili bilgi verilirken, pozisyonun size “satılmaya” çalışıldığını hissediyorsanız, görüşmenizi yürüten kişi pozisyonu ve ilgili organizasyonu tarif ederken aşırı bir çaba gösteriyorsa işler sizin için işler yolunda demektir.
3.    Bir mülakatın sonunda adayın rolle ve şirketle ilgili sorularını almak gerekir. Çoğu mülakatçı adaylara bu imkanı verir. İşte o bölümde sorduğunuz sorulara yüzeysel yanıtlar yerine kapsamlı cevaplar alıyorsanız rahatlayabilirsiniz. Bu yanıtlar bir sonraki mülakata davet edilececeğinizin işareti olabilir.
4.    Görüşmenizin süresi 45 dakika olarak planlandıysa ve 1,5 saatin sonunda hala konuşuyorsanız anlattıklarınız, deneyimleriniz, söz konuzu görevle ilgili potansiyeliniz ilgi çekiyor demektir. Kötü geçen bir görüşme süratle biter. Size özel bir zaman ayrıldığını hissediyorsanız mülakat sonrasında bir keyif kahvesi içebilirsiniz.
Son olarak eklemek gerekir ki burada bahsedilenlerin hiç biri mülakat sonucunuzun olumlu olduğunu göstermez. Sizin için her şey yolunda gitmiş bile olsa, rolle ilgili işe alım sürecini yürüten kişi, sizden sonra yapacağı görüşmelerde daha uygun bir adayla karşılaşabilir. Yine de istediğiniz bir iş için katıldığınız mülakatta bu “alamet”lerle karşılaşıyorsanız yarışın içinde olduğunuzdan emin olabilirsiniz.

Bir Mülakatta Uzak Durmanız Gereken 7 Yaklaşım


İşte size kaçınmanız gereken davranışlara 7 temel örnek:
1.    Çok fazla “ben, ben, ben” demek:
Aşırı miktarda “ben” öznesini kullanırsanız görüşmenizi yapan kişilerde sizinle ilgili soru işaretleri oluşabilir. Bugüne dek hiç bir ekip çalışması içinde yer almadığınızı ya da kendinizi fazla önemsediğinizi düşünebilirler. Bununla birlikte tam tersi bir görüntü de iyi değildir. Her şeyi ekibinize mal ederseniz sizin katkınız anlaşılmayabilir. “Ben – Biz” ifadeleriniz arasındaki dengeyi kurun.
2.    Detaylarda kaybolmak:
Bir çok aday görüşmeler öncesinde karmaşık sorulara hazırlanır. Bu durum, basit sorular geldiğinde afallamalarına neden olabilir. Bir çok kişi basit sorulara ilgisiz, uzun cevaplar verip konuyu dağıtır. Gösterişsiz ifadeler kullanarak net cevaplar verin. Ne kısa kesin, ne de uzatıp karşınızdakini bunaltın. Bu yönde kendi kendinize alıştırma yapmanız faydalı olabilir.
3.    Eski işinizi yeri dibine sokmak:
Eski işinizden bahsederken dikkatli olmanızda yarar vardır. Fazla eleştirel, her şeyde kusur bulan biri gibi görünmek istemezsiniz. Ne kadar sıkıntılı ayrılmış olursanız olun, bir önceki işinizle ilgili ölçülü ifadeler kullanın.
4.    Aynı ifadeleri tekrarlamak:
“Temelde …”, “sonuçta…”, “ben size öyle söyleyeyim…” gibi söylemleri sürekli tekrarlamanız görüşmeyi yaptığınız kişinin dikkatini dağıtır. İfade zenginliğine özen gösterin.
5.    Jargon kullanmak:
Farklı sektörlerin kendilerine has jargonları olabilir. Oyun alanınızın dışına çıktığınızda diğer oyuncuların anlayabileceği bir dil tercih ettiğinizden emin olmalısınız. Örneğin ilaç sektöründe deneyimliyseniz ve FMCG alanında faaliyet gösteren bir firmaya görüşmeye gittiğinizde devamlı ilaç dünyasına özgü anlatımları kullanmaktan kaçının. Kaçının ki hem anlaşılır olun hem de ilaca sıkışıp kalmış bir görüntü vermeyin.
6.    Görüşmenizi yapan kişileri küçümsemek:
Görüşmenizi yürüten kişi sayısı 2 ve üstündeyse herkesle iletişim kurmaya gayret edin. Her bir görüşmecinizle göz temasınızı koruyun. En az soru soran kişi hakkınızda karar verebilecek en önemli yönetici olabilir. Tüm katılımcılara ilgi gösterin.
7.    Asıl soruyu kaçırmak:
Aslında olmaması gerekir ama bazen mülakatlarda endirekt sorular sorulur. Ne söylendiğine değil neyin söylenmek istediğine, yani satır aralarına dikkat edin. Cevap vermeden önce, sorulan sorudaki vurguyu yakalamış olmalısınız. Görüşme sonuna dek tüm soruları dikkatle dinleyin; konsantrasyonunuzu koruyun.

Adayların İşverenlerle İlgili 5 Şikayeti

Adayların İşverenlerle İlgili 5 Şikayeti


Global finansal krizin etkileri yavaş yavaş azalmaya başlarken yeni iş fırsatları artacak gibi görünüyor. Şirketler kilit rollerde görevlendirmek üzere değerli çalışanları bünyelerine katmaya çalışacak.

Firmalar işe almaya çalıştıkları profesyonelleri işe alım süreçlerinde hayal kırıklığına uğratabiliyor. Bu nedenle bir çok şirketin işe alabileceği önemli isimleri kendinden uzaklaştırdığı söylenebilir.
İşte size adayların, aday oldukları firmalarla ilgili şikayetlerine 5 örnek:
1-   Başvuruları mülakatlar sonrasında bile yanıtlamamak:
Adayların bir çoğu mülakatlara hazırlanarak gelir. Kimi şirketlerin web sayfalarını inceleyerek bilgi edinmeye çalışır, kimi gelebilecek mülakat sorularına hazırlanır. Bir çoğu mülakatlara katılabilmek için işlerinden izin alır. Bazıları görüşmeler için seyahat etmek zorunda kalır. Hal böyleyken mülakatlar sonrasında şirketlerden yanıt alabilirler mi? Çoğunlukla hayır!
Adaylar mülakatlardan sonra şirketlerden bir haber almayı bekler. Sessizlik ne kadar uzun sürerse aday o kadar huzursuz olur. Mevcut işlerinden memnun olan iyi adaylar bu sessizlik dönemlerinde süreçlerden çekilirler. Aslında kısa bir telefon görüşmesiyle ya da bir e-mail’le kişileri bilgilendirmek çok zor değildir.
2-   Ücret aralığı ile ilgili bilgi vermekten kaçınmak:
Bir çok şirket arayışında oldukları pozisyon için düşündükleri ücret aralığı ile ilgili adaylara bilgi vermez. Adayların ücret beklentilerini sorup karşılığında düşünülen maaş skalası hakkında bilgi vermemek iyi niyetli bir yaklaşım değildir. Ücretlendirme sisteminin arkasında durabilen firmalar bu yönde tutuk davranışlar sergilemez. Ücret aralığı ile ilgili bilgi vermek istemeyen şirketler adayların beklentilerini sormamalıdır.
3-   Karmaşık başvuru sistemleri / değerlendirme araçları
Bitmek bilmeyen yazılı ya da online başvuru formları adayları genellikle usandırır. Daha mülakatlar başlamadan dolambaçlı başvuru / test süreçleriyle adayların enerjilerini tüketmek yanlıştır. Karmaşık görüşme süreçleri  nedeniyle bir çok firma bulabilecekleri en iyi adayları tanışma imkanı bulamadan kaybeder. Google, Facebook, Apple gibi öncü şirketlerin basit ve etkili başvuru süreçleri örnek alınabilir.
5 farklı yöneticinin 5 kere adayı ayrı ayrı davet ederek görüşmesi, görüşen yöneticilerin modern mülakat tekniklerinden bihaber olması adayları uzaklaştıran diğer faktörlerdendir.
4-   Adayların zamanına değer vermeyip, aynı nedenle adayları elemek:
Bir mülakata 20 dakika geç kalan bir adayla ilgili görüş çoğunlukla olumsuza döner. Peki adaylar şirketlere ulaştıklarında görüşmelere zamanında alınır mı? Bir çok kişi resepsiyonda beklemek durumunda bırakılır.
5-   Değişiklikleri adaylara bildirmemek:
Bir adaya kendisini bir tarihte arayıp bilgi vereceğinizi söylüyorsanız bunu yapmalısınız. İnsanlar verilen sözlerin tutulduğu, kendilerine saygı duyulan organizasyonlarda yer almak ister.
Şirketler şu anda krizin etkisiyle çok sayıda iyi adaya ulaşıyor. Rüzgar tersine döndüğünde bir çok şirketin aynı adayları hedefleyeceği unutulmamalıdır. Yarın işe almak isteyeceğiniz değerli bir adayı bugün kırarsanız gelecekteki ilişkinizi başlamadan bitirmiş olursunuz. Adaylara yönelik özensiz yaklaşımlar şirketinizin imajı  için zararlıdır. Bu davranışlarınız ileride ulaşmak isteyeceğiniz diğer adaylar tarafından duyulabilir.
Şirketler adaylara iş imkanları yaratırken adaylar da sözkonusu organizayonlara beyin güçlerini sunarlar. Şirketler iyi oyuncuları, kendi oyun alanlarından uzaklaştırmak istemiyorlarsa adaylara saygılı yaklaşmalarında yarar var.

CV’nizden Çıkarabileceğiniz 9 Şey

“Bulunmasa da olur” dediğiniz bilgileri CV’nizden  çıkarmanız önemlidir. Değersiz ayrıntıların, dikkat çekici verilerin önüne geçmesini önlemenin yollarından biri bu olabilir. Peki neleri özgeçmişinize dahil etmeyebilirsiniz?. İşte size 9 örnek:

1-   Fotoğrafınız
CV’nizi eline alan bir işe alımcı öncelikle iş deneyimlerinize, eğitiminize odaklanır. Mülakat davetiyle ilgili kararını bunlara göre verir. Fotoğrafınız belirleyici bir rol oynamaz. Hatta fotoğrafınız bazı işe alımcılarda önyargı oluşmasına bile yol açabilir
2-   Kendinizle İlgili Değerlendirmeleriniz
CV’nizin herhangi bir yerinde liderlik becerilerinizi, analitik düşünme yeteneğinizi, yenilikçi bakış açınızı kendi kendinize övdüğünüz kısımlar varsa bunları da çıkartın. Bu bilgilerin dikkate alınma ihtimali çok düşüktür.
3-   Hedef/ Amaç / “Objective” Kısmı
CV’nizde böyle bir bölüm varsa bu bölümü tamamen silin. “Objective”in başvurduğunuz rolle birebir örtüşmesi zordur. “Objective”inizin fazla ya da eksik kısımları CV’nizin yanlış değerlendirilmesine neden olabilir.
4-   Dördüncü – Beşinci Sayfalar
Uzun CV’lerin dikkatle incelenmesi zordur. Henüz bir kaç senelik bir deneyime sahipseniz CV’nizin uzunluğu 2 sayfayı geçmemeli. Tecrübeniz uzun yıllara dayanıyorsa bile deneyimlerinizi, önemli başarılarınızı 3-4 sayfada toparlamaya çalışın.
5-   MS Word’ü Kullanma Beceriniz
Buna hala özgeçmişinizde yer veriyorsanız çıkartmanızın zamanı geldi de geçiyor. Herkes Word’ü kullanabiliyor. MS Word, MS Outlook gibi uygulamalar beceri olmaktan çıktı.
6-   Referanslarınız
Referans araştırmaları işe alım süreçlerinin tekliften önceki son aşamasıdır. Bir mülakat öncesinde sizi ön plana taşıyacak olan referanslarınız değil iş deneyimlerinizdir.
7-   İlgi Alanlarınız / Hobileriniz
Aday olduğunuz rolle direkt bir ilgileri yoksa hobilerinizi belirtmenize gerek yoktur. Bir genel muhasebe rolüne adaysanız ve bir “Hobiler” başlığı açıp oraya “gitar çalmak, dalış yapmak” yazmanız sadece CV’nizi uzatmaya yarar.
8-   Önemsiz Ayrıntılar
İnsanlar CV hazırlarken emek verdikleri her işi CV’lerine ekleme eğiliminde olurlar. Ne varki işe alımla uğraşan kişilerin, değerlendirdikleri yüzlerce CV’nin ayrıntılarına hakim olmaları zordur. Özgeçmişinize çarpıcı verileri, deneyimleri, başarıları eklemeniz yeterli olur.
9-   Ekstra Dökümanlar
Sizden talep edilmedikçe aldığınız eğitimlerin sertifikalarını, TOEFL skorunuzun fotokopisini, referans mektuplarınızı CV’nizle birlikte göndermeyin. CV’siyle birlikte 10 sayfalık bir dökümantasyon gönderen adayın işe alım sürecini anlamadığı düşünülebilir.

Telefon Mülakatlarında İşinize Yarayabilecek 19 İpucu

Telefon Mülakatlarında İşinize Yarayabilecek 19 İpucu

Son dönemde iş dünyasında telefon mülakatları daha yaygın bir şekilde kulanılmaya başlandı. Bu yolla şirketler hem ilgili maliyetleri düşürme hem de kısa sürede daha fazla adaya ulaşma şansı buluyor.


İşte bir telefon mülakatı talebiyle karşılaştığınızda işinize yarayabilecek bazı ipuçları:
·         Konuşurken gülümseyin. Size saçma gelse de konuşmanız esnasında, yeri geldiğinde tebessüm edin. Sesinizden gülümsediğiniz hissedilecektir.
·         Ayakta durun. Ayaktayken diyaframınızda daha az baskı olur, bu nedenle sesiniz daha doğal ve daha güçlü çıkar.
·         Görüşme için sessiz bir oda ayarlayın. Fonda televizyonun, mızmızlanan bir çocuğun veya havlayan bir köpeğin sesi olmasın.
·         CV’niz’le birlikte, başarılarınızı, güçlü yönlerinizi not aldığınız post-it’ler önünüzdeki masada hazır olsun.
·         Yanınızda mutlaka bir kağıt-kalem bulundurun. Ajandanızı da yanınızda bulunsun. Söylenen bir şeyi not etmeniz ya da bir sonraki mülakat tarihini belirlemeniz gerekebilir.
·         Not almanız gerekirse duraksamalar olabilir. Bu duraksamaların getireceği sessizliklerin ortamda stres yaratmasına izin vermeyin. Not almadan önce “bir saniye, bunu not alıyorum” diyebilirsiniz.
·         Sizi görüşmeyi yapacağınız kişiye bir sekreter ya da bir operatör bağlayabilir. O kişilere karşı da sıcak davranın. Herhangi bir sebeple bir gerginlik olursa konu ilgili kişilerin kulağına gidebilir.
·         Ev ya da cep telefonu kullanacaksanız, görüşme öncesinde hattınızın sağlıklı çalışıp çalışmadığını kontrol edin. Cep telefonunuzun şarjını ayarlayın. Görüşmenizde headset ya da speaker kullanacaksanız, konuşurken fazla bağırmadığınızdan emin olun.
·         Bir arkadaşınızla mülakat antremanı yapın. Konuşurken “eee…”, “hmm…” gibi ifadelerden kaçının. Bu “eee”lemeler telefonda daha rahatsız edicidir. Arkadaşınız çok hızlı ya da yavaş, çok yüksek veya alçak sesle konuşup konuşmadığınızı kontrol etsin. Konuşmanızın kulağa nasıl geldiğini merak ediyorsanız basit bir kayıt cihazı bu merakınızı giderebilir.
·         Konuştuğunuz odada bir ayna bulunması ve telefon görüşmenizi bu aynaya bakarak yapmanız işinizi kolaylaştırabilir. Bu fikir ilk başta saçma gelse de telefonda konuşurken karşınızda bir insan yüzü görmek konuşma enerjinizi artıracaktır. Deneyin, görün! 🙂
·         Vaktiniz olursa görüşme öncesinde derin nefesler alın. Ses tonunuzu ayarlamaya çalışın. Yanınızda bir bardak su hazır bulunsun. Görüşmeniz esnasında sesinizi ayarlamanıza yardımcı olabilir.
·         Görüşme için belirlediğiniz saatten 15-20 dk. önce hazırlanmış olun. Unutmayın telefon mülakatınızı yapacağınız kişi erken arayabilir. Birden eliniz ayağınıza dolansın istemezsiniz.
·         Mümkünse görüşmenizin sonunda yüzyüze görüşme isteyin. Eski satış teknikleri eğitimlerinde anlatıldığı gibi, “satışı istemek” faydalı olabilir.
Yapmanız gerekenlerin yanı sıra kaçınmanız gerekenleri de hatırlamakta yarar var:
·         Görüşme esnasında sigara içmeyin. Sigara içerken nefes alıp verişiniz rahatsız edici olabilir. Aynı şekilde sürekli burnunuzu çekmeniz, ses çıkartacak şekilde devamlı bir şey içmeniz, elinizle veya kaleminizle ritmik sesler çıkarmanız karşınızdaki kişinin dikkatini dağıtabilir.
·         Başka bir telefon gelirse, hiçbir koşulda, görüşmecinizi beklemeye almayın.
·         Odadaki bir başka kişiyle konuşmayın. Mümkünse göüşme sırasında yalnız olun.
·         Konuşmayı, sohbeti ele geçirmeyin. Karşınızdaki kişi araya girip sorusunu genişletme ya da açıklama ihtiyacı duyarsa ve buna fırsat bulamazsa durum rahatsız edici olur. Bu öneri yüzyüze mülakatlar için de geçerlidir. Bununla birlikte, telefon mülakatları sırasında karşınızdaki kişinin mimiklerini, konuyu takip edip etmediğini göremeyeceğiniz için bu hataya düşmeniz daha kolaydır.
·         Heyecanlanıp görüşmenizi yapan kişinin sözünü kesmeyin. Olur da araya girerseniz, farkettiğiniz anda durun, kişinin cümlesini tamamlamasına izin verin.
·         Telefon mülakatlarının da en az yüz yüze mülakatlar kadar formal, resmi görüşmeler olduğunu unutmayın. Görüşmenin telefonda olması sizde bir “rahat”lık yaratmamalı. Görüşmeniz süresince o anda değerlendiriliyor olduğunuzu unutmayın. Profesyonel yaklaşımınızı korumanıza yardımcı olacaksa, telefon mülakatınızı iş kıyafetinizle yapmanız psikolojinize yardımcı olabilir.


Bir Mülakat Sırasında Dikkat Etmeniz Gereken 10 İpucu

Bir Mülakat Sırasında Dikkat Etmeniz Gereken 10 İpucu
Bir mülakatta başarılı olma şansınızı artırmak isterseniz yararlanabileceğiniz 10 ipucu:
    1-    Görüşmeniz öncesinde sahip olduğunuz becerilerle ilgili somut örnekler düşünün. Söz konusu beceriniz ne? Bu becerinizi kullanarak hangi işleri / projeleri başarıyla tamamladınız? Bu çalışmalarınız esnasında içinde bulunduğunuz durum neydi? Siz durumu nasıl ele aldınız?

2-    İş görüşmesine gittiğinizde, ilgili şirketin ofisine ulaştığınızda, otopark görevlisinden, resepsiyoniste dek herkese sıcak davranmaya çalışın. Herhangi bir nedenle bir tartışma yaşarsanız, bu durum görüşmecinize haber verilebilir. Bazı görüşmeciler ilgili geri bildirimleri alabilmek için kişinin muhatap olduğu personelle özellikle görüşür. Bu nedenle şirketin tüm çalışanlarına görüşmecinize olduğu kadar sıcak ve saygılı yaklaşmanızda yarar var.
3-    Kişilerle el sıkışırken kendinize güveninizi ve kararlılığınızı ortaya koyacak şekilde sıkıca el sıkışın. Bırakacağınız izlenim açısından öz güven önemli özelliklerden biridir. Tabii aşırıya kaçıp karşınızdaki kişinin elini incitmemeye dikkat edin 🙂
4-    Görüşmenizi yaptığınız kişiyle göz teması kurun. Yapılan araştırmalar insanların ortalama %60 civarında göz teması kurduklarını ortaya çıkarmıştır. İnsanların kendilerini rahat hissedecekleri, doğal oran budur. Dolayısıyla ne göz temasından kaçının ne de gözlerinizi görüşmecinizin gözlerine kilitleyin 🙂
5-    Görüşmeyi yaptığınız kişiyle aranızda sıcaklık kurun. Her mülakat öncesinde 1-2 dakika kadar da olsa havadan sudan konulardan bahsedebileceğiniz boşluklar olur. Bunları değerlendirin. Bu küçük, iş dışı sohbetler her iki tarafı da rahatlatır.
6-    Vücut dilinize dikkat edin. Dik bir şekilde oturun ve kendinden emin, profesyonel bir görüntü verin.
7-    Mülakatı yaptığınız kişinin vücut dilini de izleyin. Karşınızdaki kişinin vucut dilini yansıtmanız faydalı olabilir. Örneğin kişi öne eğiliyorsa siz de öne eğilerek konuşun, bacak bacak üstüne atmışsa siz de aynı şekilde oturun. Bu görüşmecinizin bilinç altında bir empati hissi yaratabilir.
8-    Söz konusu görev için istekli olun. Görüşmeniz esnasında mülakatın iyi gitmediği hissine kapılsanız bile hevesli tutumunuzu koruyun. Bir adayda aranan en temel özelliklerden biri  rol için istekli olmaktır. Motivasyonunuzu korumanız mülakatın ilerleyen aşamalarında iyi örneklerle cevaplar vermenize yardımcı olabilir.
9-    Görüşmenizde samimi olun. Mülakatı yaptığınız kişi tecrübeli biri ise unutmayın ki benzer görüşmeleri yüzlerce, belki de binlerce kez yapmıştır. Görüşmecilerde deneyimle oluşan hisler olabilir. Açık ve dürüst bir şekilde yaklaşmadığınız takdirde bunu hissedebilirler, görüşmecilerinizde soru işaretleri oluşabilir. İçten davranmanız her zaman daha iyidir.
10- Mülakatın sonunda rolle, firmayla, devam edecek işe alım süreci ile ilgili sorular sorun. Görüşmenizi yapan kişiler normal şartlarda size bilgi vereceklerdir. Ancak aldığınız bilgi sizi tatmin etmezse -çok fazla detaya girmeksizin- sorular sorabilirsiniz. Bununla beraber ilk görüşmelerinizde rolü almanız halinde elde edeceğiniz ücret ve yan olanaklarla ilgili sorular sormayın. Devam eden mülakatlara davet edilirseniz, sizin için işler yolunda giderse, teklif aşamasına geldiğinizde ilgili paket hakkında konuşma şansını bulacaksınız.