Category Archives: yönetici

Yöneticinizle İyi Geçinmeniz için 11 İpucu


Yöneticinizle İyi Geçinmeniz için 11 İpucu
Yöneticiniz biraz da olsa deneyimli biriyse bir kaç basit kuralı izleyerek ilişkinizi sağlıklı bir şekilde sürdürebilirsiniz. Bu yönde yol almak isterseniz işte size 11 ipucu:


1-    Sorumlu olduğunuz işlerin detaylarına her zaman hakim olursanız, yöneticiniz ilgili süreçleri ayrıca kendisinin takip etmesine gerek olmadığını zamanla öğnenir. Bu durum ilişkinizi daha huzurlu kılar.
2-    Derli toplu bir görüntü verin. Yöneticiniz işinizi dağılmadan, bir düzen içinde yürüttüğünüzü görmeli. Size güvenebileceğini, arkasını dönüp gidebileceğini bilmesi ilişkinizi rahatlatır.
3-    Beklentilerinizin aynı olduğundan, aynı dili konuştuğunuzdan emin olun. “İş sonuçları” dediğinizde aynı şeyi mi anlıyorsunuz? Hedef belirlerken, hedeflere ulaşmaya çalışırken, aynı perspektife sahip olmanız önemlidir.
4-    Yöneticinize bir problemi ilettiğinizde çözüm önerinizi de beraberinde götürün: “X sorunla ilgili nasıl yol alalım?” / “X sorunla ilgili son durum şöyle. Bununla ilgili A, B, C gibi çözümlerimizin olabileceğini düşünüyorum”. Hangi yaklaşım kulağa daha iyi geliyor?
5-    Bir işle ilgili bir gelişmeyi yöneticinizle paylaşırken, konuyla ilgili tüm gerçekleri net ve sade bir dille ortaya koyun. Bunu yaparken peşin hükümlerinizden mümkün olduğunca sıyrılmanız profesyonelliğin bir gereğidir.
6-    Yöneticinizin geri bildirimlerini açık bir zihinle dinleyin. Kendisiyle aynı görüşte değilseniz, bunu defansif görünmeyen bir tutumla dile getirin. Araya duvar örmeyin. Örneğin: “Ne demek istediğinizi, endişenizi anlıyorum. Bununla birlikte o çalışmada benim bakış açım …” gibi bir cümleyle düşüncenizi ifade etmeye başlayabilirsiniz.
7-    Hata yaptığınızda hatanızın sorumluluğunu alın. “Bu durum benden kaynaklandı. Durumu düzeltmek için şunları yapıyorum. Bir daha benzer bir sorunla karşılaşmamamız için özen göstereceğim” demek çok zor değildir. Problemin üzerinde çalıştığınızı duymak bile yöneticinizi rahatlatacaktır.
8-    Yöneticinizin işinizde nelere önem verdiğini anlamak istiyorsanız, size işinizle ilgili sorduğu sorulara odaklanın. Böylece gelecekte size vereceği mesajları farketme şansınız olur.
9-    Herhangi bir konuda mutsuz olursanız, bunu doğru zamanda ve zeminde yöneticinize iletin. İşinizde başarılı olabilmeniz için mutlu olmanız gerekir. Makul bir üslupla, yöneticinizin yoğun ya da bitkin olmadığı bir günde fikrinizi paylaşabilirsiniz.
10- Zaman zaman moraliniz bozuk olabilir. Bu gayet insani bir durumdur. Bununla birlikte, her yönetici eğiliminizin olumlu tutum sergileme yönünde olmasını bekler. Negatif düşüncelerden pozitif sonuçların elde edilmesi çok nadir karşılaşılan bir durumdur.
11- Son olarak yöneticinizden memnunsanız, kendisiyle mutluysanız bunu dile getirin. Çok az çalışan bunu yapar. Unutmamak gerekir ki yöneticiler de insandır ve herkes gibi motivasyona ihtiyaç duyarlar.
Reklamlar

Yöneticinizin Size Söylememesi Gereken 10 Şey


Yöneticinizin Size Söylememesi Gereken 10 Şey

“İyi yönetici” deyince aklınıza neler geliyor? Muhtemelen, sözünü tutan, yeri geldiğinde takdir eden, eleştirmesi gerektiğinde bunu ortalıkta yapmayan birini hayal edersiniz. Bir yönetici tabii ki dikkatli konuşmalı. Peki özellikle neleri söylemekten kaçınmalı?
İşte size bir yöneticinin söylememesi gerekenlere 10 basit örnek:
1)   “Ücretini ödüyorum, o zaman yap dediğimi yapmak zorundasın”
Günümüzde hala bu tip güç gösterileriyle, tehditlerle yöneticilik yapmaya çalışanlar varsa şunu farketmeliler: İşler artık böyle yürümüyor. Gerçek liderler hiçbir zaman tehdit etmek ya da korkutmak zorunda kalmaz.
2)   “Şikayet dinlemek istemiyorum”
Yöneticiyseniz, şikayetleri dinlemek işinizin bir parçasıdır. Şikayetler de bir çeşit geribildirimdir. Olumlu ya da olumsuz her gerildirim bir yönetici için değerlidir. Sadece mutlu haberleri değil, can sıkıcı bilgileri de dinleyin.
3)   “Biz bu işi böyle yaparız”
İnsanlar inisiyatif almasın diyorsanız “biz bu işi böyle yaparız” deyin ve konuyu kapatın.
Çalışanlarınız işlerini nasıl daha iyi yapabileceklerini biliyor olabilirler. Yönetici olarak yenilikçi düşünceyi desteklemeniz (ve bunu ödüllendirme sistemleriyle teşvik etmeniz) hem sizin hem de şirketinizin önünü açar.
4)   “Ben geçen gün geceyarısına kadar ofiste çalıştım, sen nerelerdeydin?
Siz günde 16 saat çalışmak istiyorsanız bu sizin tercihinizdir. Ekibinizin böyle bir zorunluluğu yoktur. Çok çalıştığınıza, fazla mesai yaptığınıza dair imalar üretkenliği artırmaya değil, sadece arkadaşlarınızın moralini bozmaya yarar.
5)   “Senin performans değerlendirmen yakınlarda mıydı?
Bunu söyleyerek belki de gücün kimde olduğunu hatırlatıyorsunuz. Bu pasif-agresif yaklaşım bir etki sağlamayacaktır. Çalışanlarınızı motive etmek istiyosanız onlara değer verdiğinizi gösterin. Doğru bir iş yaptıklarında takdir edin. Gösterdiğiniz takdirin etkisi sizi şaşırtabilir.
6)   “Daha sıkı çalışmalısın”
Yöneticilerin çalışanlarına açık mesajlar vermeleri, beklentilerini net bir şekilde ortaya koymaları, sağlıklı iletişim kurmaları beklenir. Ne beklediğinizin anlaşıldığından emin olun. Ekibiniz iyi bir performans göstermiyorsa bunun nedeni belki de sizin sadece “daha sıkı çalışmalısın” mesajını vermenizdir.
7)    “Maliyetlere bu aralar dikkat edelim”
Krizli dönemlerde maliyetlerin kısılması kaçınılmaz. Yine de bir yönetici olarak, yurtdışında eğitimlere giderken ya da ofisinizi redekore ederken bunu çalışanlarınıza söylemeyin. İlgili masrafları kendi cebinizden bile ödeseniz, sizin keyfiniz yerindeyken ekibinize kemer sıkın derseniz insanları küstürürsünüz.
8)   “Yanlış düşünüyorsun”
Bunu aslında kimse birbirine söylememeli. Herkes istediği gibi düşünmekte özgürdür. Bunu söylemek yerine çalışanınızda o algının oluşmasının nedenini bulmaya çalışın. Bunun yolu da yine açık iletişimden geçer.
9)   “Aranızda neler oluyor, anlat bakalım”
Çalışanlar arasında zaman zaman sürtüşmeler olur. Yöneticinin, konu kişisel bir konuysa ya da işle küçük bir anlaşmazlıksa karışmaması gerekir. Su yolunu bulur. Birileri görevini yapmıyorsa işte o zaman yönetici olarak sizin duruma müdahele etmenizin zamanı gelmiş demektir.
10) “Benimle ilgili neler söyledin?”
Şirketinizde 360 derece değerlendirme yapılıyorsa bağımsız danışmanlar ya da şirketinize yeni gelen yönetim organizasyonu tanımak amacıyla çalışanlarınızla bire bir görüşmeler yapabilir. Konu derinleşmese ve bunu laf olsun diye söylese bile insanları rahatsız etmemek için bir yönetici bunu söylememelidir.
Bu 10 söylemden uzak durmanız bile iyi bir yönetici olmanız yönünde önemli bir adım olabilir

Yeni İşinize En Doğru Şekilde Başlamanız için 10 İpucu

Bir işe başladığınızda, yeni şirketinizde geçirdiğiniz ilk günleriniz çok değerlidir. Katıldığınız ekiple birlikte yol aldığınız ilk dönem, kariyerinizin o şirkette geçecek kısmı için belirleyici olabilir.

İşte size yeni işinizde ilk günlerinizin “iyi” geçmesi için 10 ipucu:

1-    İşe başladığınızda ilk bir kaç günde bir çok bilgi aktarılır. Bir çok detayla karşılaşırsınız. Ayrıntıların tamamını hatırlamamanız çok normaldir. Karşılaşacağınız bilgi bombardımanı karşısında paniklemeyin.

2-    Konuşmak yerine daha çok dinlemeyi tercih edin. Şirketteki çalışma atmosferini, şirketin kültürünü, yeni ekibinizi tanımadan önerilerde bulunmayın. Aceleci önerilerin yanlış, yersiz öneriler olması ve yeni arkadaşlarınızı sizden uzaklaştırması ihtimali yüksektir.

3-    Soru sormaktan çekinmeyin. Sorular sormayan bir yeni çalışanın hakkında kötü bir izlenim oluşur. Akıllara şu ihtimaller gelebilir: a) Çok utangaçsınız, iletişime geçmekten çekiniyorsunuz; b) hangi soruları soracağınızı bilemiyorsunuz. İki seçenek de sizinle ilgili soru işaretleri oluşmasına yol açar.

4-    Öte yandan dakika başı, durmadan soru sorup yapılan işi bölen yeni bir çalışma arkadaşı da rahatsız edici olabilir. Yapabiliyorsanız sorularınızı not alın, ilgili kişilere ara ara sorun. Bu şekilde daha verimli cevaplar alabilirsiniz.

5-    Bazı yöneticilerin koçluk becerileri daha iyidir; eğitim-oryantasyon deneyimleri daha fazladır. Yöneticinizin yetersiz bilgi verdiğini düşünüyorsanız adım atmaktan çekinmeyin. Örneğin “bu hafta hangi konuya odaklanmamı istersiniz?” ya da “o konuyu daha iyi anlayabilmek için neyi okuyabilirim?” gibi gideceğiniz yönü bulmanızı kolaylaştıracak sorular sorabilirsiniz.

6-    Yöneticinizin ilk bir ay için sizden beklentisinin ne olduğunu öğrenin. Hemen başlamanız, odaklanmanız gereken bir proje var mı? Başarılı sayılması için o projenin çıktıları neler olmalı?

7-    Şirketinizin kültürünü tanımak için özellikle çaba gösterin. İnsanlar e-mail yoluyla mı iletişim kuruyor, yoksa yüzeyüze görüşmeyi mi tercih ediyor? Masa başı sohbetleri normal karşılanıyor mu; gözlemlemeyin. Tabii ki başka birine dönüşmenizi kimse beklemez. Bununla birlikte şirketin kültürünün, ikliminin farkında olmanızda yarar vardır.

8-    Öğle yemeklerini kesinlikle atlamayın. İlginç bir şekilde işe yeni başlayan çalışanların önemli bölümü, adaptasyon sorunu yaşadıklarında yemekleri ya pas geçerler ya da yemeğe dışarıya çıkmayı tercih ederler. Yeni şirketinizi tanımak, ilişki geliştirmek istiyorsanız öğlen yemekleri gibi enformal ortamlar sizin için fırsattır.

9-    Yardım önerilerini geri çevirmeyin. Sözkonusu konuyu biliyor bile olsanız yine de öneride bulunan kişiyi dinleyin. En azından bu şekilde ilişki kurmaya başlarsınız. Belki de görmediğiniz bir detayı farketme şansını yakalarsınız.

10- İşe başladıktan bir kaç hafta sonra, oryantasyonuz süresince edindiğiniz bilgileri, dökümanları gözden geçirin; gerekirse tekrar okuyun. Yeni iş yerinizi biraz tanıdıktan sonra şirket içi dinamikleri daha iyi anlayabilirsiniz.

Yöneticinize Asla Söylememeniz Gereken 7 Şey



Yöneticinize Asla Söylememeniz Gereken 7 Şey




Hepimizin bir yöneticisi, bir patronu var. Kendi işinizi yapıyor olsanız bile müşterileriniz için bir bakıma “çalışan” durumundasınız.
Yönetici – çalışan ilişkinizi sağlıklı olarak sürdürmenin yolu, yöneticinizi işinizi sevmediğinize, işiniz için yetersiz olduğunuza ya da en kötüsü işinizi küçük gördüğünüze dair düşüncelerden uzak tutmanızdan geçer.
Ne yazıkki bu üç temel kural şirketlerde çalışanlar tarafından çoğu zaman göz ardı ediliyor. Örnek mi istersiniz? İşte size iş yerlerinde sıklıkla söylenen, yöneticilerin duymaması gereken cümlelere yedi örnek.
Bu ifadelerin bazıları size zararsız görünebilir. Bununla birlikte duruma bir de yöneticinizin gözünden bakmaya çalışın.
1.     “Bu benim işim değil”
En deneyimli, en eğitimli, en bilge yöneticilerin bile bir çoğu çalışanların işinin kendilerine yap denilenin yapılması olduğunu düşünür. Dolayısıyla işiniz olmayan, görev tanımınızda yer almayan bir projeye, çalışmaya atansanız bile asla “bu benim işim değil” demeyin. Bunun yerine yöneticinizin neden o iş için sizi düşündüğünü anlamaya çalışın. İlgili kararın arkasında geçerli bir neden olabilir.
Söz konusu görevin kariyeriniz ve şirketiniz için kötü bir fikir olduğunu veya bir başkası tarafından yapılması gerektiğini düşünüyorsanız bunu somut nedenlerle, örneklerle yöneticinize anlatın. Bu çabanız bazı yöneticilerde işe yarayabilir. Yine de böyle bir ikna faaliyetine girmeden önce görev tanımınızın dışında işlerle uğraşmanın, mesleki anlamda zorlanmanın sizi geliştireceğini unutmayın.
2.    “Bu benim sorunum değil”
Birisi bir şeyin kendi sorunu olmadığını söylediğinde aslında o durumun o kişinin umrunda olmadığı mesajını alırız. İş yerinizde bir problem gözünüzün önünde büyüyorsa ve söyleyecek yapıcı bir sözünüz yoksa hiç bir şey söylemeyin. Yıkıcı bir şey söylemektense susmanız daha iyidir. Elinizden geliyorsa sorunun çözümüne katkıda bulunun, fikir üretin. Bir şirketin bir problemi esasen tüm çalışanlarının problemidir. Her sorun bir şekilde tüm çalışanları ilgilendirir. Unutmayınki aynı gemidesiniz!
3.    “Bu benim hatam değil”
İnsan doğası ilginçtir. Birine bir durumun sizin hatanız olmadığını söylemeniz, karşısındaki kişinin sizden şüphe etmesine yol açar. Hiç aklında yokken durup dururken savunmaya geçerek bu fikri yöneticinizin aklına sokmayın. Daha da önemlisi, ortada bir sıkıntı varsa mesele kimin suçlanacağı değil sorunun nasıl giderileceğidir. Ne yanlış gitti, problem nasıl çözülür? Yöneticiler de dahil çalışanların temelde odaklanması gereken budur.
4.    “Bir seferde ancak bir iş yapabilirim”
Çok fazla çalışıyor olmanız veya dönemsel olarak yaşadığınız yoğun çalışma temposu yöneticinizin sizin için üzülmesini sağlamaz. Yoğunluğunuzdan sıklıkla şikayet ederseniz yöneticiniz işinizde bir duruma içerlediğinizi ya da motivasyonunuzun eksildiğini düşünebilir. Küresel krizin etkisiyle bugünlerde herkes baskı altında. Bununla ilgili alaycı şakalar yapma ihtiyacı hissederseniz kendinizi tutmanızda yarar var. Bu şakalar bazılarının hoşuna giderken bazılarını rahatsız edebilir.
5.    “Bu iş çok kolay. Bunu herkes yapar!”
“Bu iş çok kolay” dediğinizde belki de “işimde o kadar iyiyim ki bu iş bana basit geliyor” demek istiyorsunuz. Belki de kötü niyetli değilsiniz. Ne yazıkki “bu iş çok basit” ve benzeri ifadeler çoğu zaman “bu ne saçma sapan iş” gibi anlaşılır. “Saçma, basit, gereksiz iş” gibi ifadeler yöneticileri her zaman rahatsız eder. Bu yaklaşımlar işin genelini küçük gören tutumlardır. Eğer bir iş sizin için basit bir işse bundan mutlu olun ve süratle yerine getirmeye çalışın. En saçma sapan, uyduruk, basit işlerin bile birileri tarafından yapılması gerekir. O kişi o gün için siz olabilirsiniz.
6.    “Bu iş için fazla nitelikliyim”
Evet belki de öylesiniz! Yine de bu iş sizin işiniz. İşinizi yapmayı zamanında kabul ettiniz. Şimdi bu kararınızdan pişmanlık duysanız bile işiniz yine de sizin işiniz. Rolünüzün size bir beden küçük geldiğini dile getirmek rolü değil olsa olsa sizi kötü gösterir. Aynı işi yapan çalışma arkadaşlarınız hakkınızda hoş olmayan şeyler düşünebilir. Yöneticiniz “ooo bu iş bu arkadaşıma az geliyor, kendisi bu işe fazla, hemen kendisini terfi ettireyim” diye düşünmez. Bu tip ifadelerin size faydası değil zararı olur.
7.    “Bu iş yapılamaz”
Bir işin yapılamayacağını söylemek bir yöneticinin gözünün önünde iyi bir görüntü yaratmaz. Sözkonusu görev gerçekten imkansız bir iş olsa bile bunu dile getirmek sizi etkisiz ya da yetersiz gösterebilir. Böyle görünmek yerine yöneticiniz o işi neden sizden istiyor anlamaya çalışın. Çözülmesi gereken durum ne? Amaca giden yolda hangi yöntemler denenebilir. Çoğunlukla yöneticiler çözüm yollarının denendiğini görmek ister. Gerçekte istedikleri imkansızın zorlanması değil, çözüm üretme çabasının kendisidir.