Category Archives: çözüm

Yeni Mezunların İlk İşlerinde Kaçınmaları Gereken 6 Davranış



Yeni Mezunların İlk İşlerinde Kaçınmaları Gereken 6 Davranış
Üniversiteden mezun olup iş hayatına katılmak hayatımızdaki önemli virajlardan biri. Her sene bir çok yeni mezun bu değişimi yaşayıp farklı şirketlerde profesyonel dünyaya katılıyor.
Bu zorlu adaptasyon dönemlerinde bir çok genç arkadaşımız farkında olmadan yanlış davranışlar sergileyebiliyor. Kaçınılması gereken bu davranışların farkında olmak genç profesyonellerin yaşamını kolaylaştırabilir. İşte size 6 örnek:

1-   Sıkıcı işlerle uğraşmak istememek:
Aldığınız diploma nereden olursa olsun yeni başladığınız işi en alttan başlayarak öğrenmenizde yarar vardır. İletişim becerinizi geliştirmenin, şirketteki kilit rollerdeki kişileri tanımanın, ofiste işlerin nasıl yürüdüğünü öğrenmenin en güvenilir yolu budur.
2-   Farklı opsiyonları düşünmemek:
Üniversitede bir konuyu sadece bir yönüyle ele alıp, üzerinde düşünceler üretebilir, ödevler, tezler hazırlayabilirsiniz. İş yaşamında ise üzerinde çalıştığınız her konuyu ayrıntılı bir şekilde incelemeniz, sorumluluklarınızla ilgili öneriler, farklı yöntemler geliştirmeniz beklenir.
3-   Sosyal medya sitelerindeki bilgilerinizin önemsiz olduğunu düşünmek:
Facebook, Twitter gibi sitelerde paylaştığınız şeyler profesyonellikten uzak bir imaja sahip olmanıza yol açıyorsa ve yöneticiniz de bunun farkındaysa, en iyi ihtimalle yöneticinizin aklında sizinle ilgili soru işaretleri oluşur. Paylaştıklarınız haddinden fazla “samimi” bir içeriğe sahipse konu işten çıkartılmanıza dek gidebilir.
4-   İşleri sürüncemede bırakmak:
Üniversitede ödevlerinizi, sınav hazırlıklarınızı son dakikaya bırakmanız sadece sizi ilgilendirir. Davranışınızın sonuçlarına siz katlanırsınız. İş yaşamında ise durum farklıdır. Ofisinizde işleri son dakikaya bırakırsanız konuyla ilgilenen diğer çalışma arkadaşlarınızı güç durumda bırakabilirsiniz. Profesyonel repütasyonunuz bu durumdan mutlaka olumsuz etkilenir. Bu şekilde tanınmak istemezsiniz.
5-   Eski çalışanlarla ilişki kurmak için çaba göstermemek:
Şirketinizdeki yaşıtlarınızla ya da kendi departmanınızdaki arkadaşlarınızla vakit geçirmekten hoşlanıyor olabilirsiniz. Ancak farklı bölümlerde görev yapan deneyimli çalışanlarla ilişki kurmak gelişiminizi hızlandırabilir. “Kıdemli”lerin farkında olun.
6-   Teşekkür etmemek:
Yöneticiniz ya da bir iş arkadaşınız size bir konuda yardımcı olursa içten bir şekilde teşekkür edin. Teşekkür ederek insanların kendilerini değerli hissetmelerine yardım etmiş olursunuz. Bu his ileride yürüteceğiniz işlerde hızlı yol almanızı sağlayabilir. Teşekkür etmezseniz, kişiler size destek vermek yönünde çok istekli olmayacaktır.
Mezuniyet sonrasında elde edilen ekonomik bağımsızlığın yanında gelen sorumluluklar, üniversitedeki rahat arkadaşlık ortamından profesyonel ilişkilere geçiş gençlerin karşılaştığı zorlayıcı “yenilik”lerden bazıları. Yeni mezunların genelde sergilediği yanlış tutumların farkında olmak bu stresli geçiş süreçlerini daha sıkıntısız hale getirebilir.
Reklamlar

Yöneticinizle İyi Geçinmeniz için 11 İpucu


Yöneticinizle İyi Geçinmeniz için 11 İpucu
Yöneticiniz biraz da olsa deneyimli biriyse bir kaç basit kuralı izleyerek ilişkinizi sağlıklı bir şekilde sürdürebilirsiniz. Bu yönde yol almak isterseniz işte size 11 ipucu:


1-    Sorumlu olduğunuz işlerin detaylarına her zaman hakim olursanız, yöneticiniz ilgili süreçleri ayrıca kendisinin takip etmesine gerek olmadığını zamanla öğnenir. Bu durum ilişkinizi daha huzurlu kılar.
2-    Derli toplu bir görüntü verin. Yöneticiniz işinizi dağılmadan, bir düzen içinde yürüttüğünüzü görmeli. Size güvenebileceğini, arkasını dönüp gidebileceğini bilmesi ilişkinizi rahatlatır.
3-    Beklentilerinizin aynı olduğundan, aynı dili konuştuğunuzdan emin olun. “İş sonuçları” dediğinizde aynı şeyi mi anlıyorsunuz? Hedef belirlerken, hedeflere ulaşmaya çalışırken, aynı perspektife sahip olmanız önemlidir.
4-    Yöneticinize bir problemi ilettiğinizde çözüm önerinizi de beraberinde götürün: “X sorunla ilgili nasıl yol alalım?” / “X sorunla ilgili son durum şöyle. Bununla ilgili A, B, C gibi çözümlerimizin olabileceğini düşünüyorum”. Hangi yaklaşım kulağa daha iyi geliyor?
5-    Bir işle ilgili bir gelişmeyi yöneticinizle paylaşırken, konuyla ilgili tüm gerçekleri net ve sade bir dille ortaya koyun. Bunu yaparken peşin hükümlerinizden mümkün olduğunca sıyrılmanız profesyonelliğin bir gereğidir.
6-    Yöneticinizin geri bildirimlerini açık bir zihinle dinleyin. Kendisiyle aynı görüşte değilseniz, bunu defansif görünmeyen bir tutumla dile getirin. Araya duvar örmeyin. Örneğin: “Ne demek istediğinizi, endişenizi anlıyorum. Bununla birlikte o çalışmada benim bakış açım …” gibi bir cümleyle düşüncenizi ifade etmeye başlayabilirsiniz.
7-    Hata yaptığınızda hatanızın sorumluluğunu alın. “Bu durum benden kaynaklandı. Durumu düzeltmek için şunları yapıyorum. Bir daha benzer bir sorunla karşılaşmamamız için özen göstereceğim” demek çok zor değildir. Problemin üzerinde çalıştığınızı duymak bile yöneticinizi rahatlatacaktır.
8-    Yöneticinizin işinizde nelere önem verdiğini anlamak istiyorsanız, size işinizle ilgili sorduğu sorulara odaklanın. Böylece gelecekte size vereceği mesajları farketme şansınız olur.
9-    Herhangi bir konuda mutsuz olursanız, bunu doğru zamanda ve zeminde yöneticinize iletin. İşinizde başarılı olabilmeniz için mutlu olmanız gerekir. Makul bir üslupla, yöneticinizin yoğun ya da bitkin olmadığı bir günde fikrinizi paylaşabilirsiniz.
10- Zaman zaman moraliniz bozuk olabilir. Bu gayet insani bir durumdur. Bununla birlikte, her yönetici eğiliminizin olumlu tutum sergileme yönünde olmasını bekler. Negatif düşüncelerden pozitif sonuçların elde edilmesi çok nadir karşılaşılan bir durumdur.
11- Son olarak yöneticinizden memnunsanız, kendisiyle mutluysanız bunu dile getirin. Çok az çalışan bunu yapar. Unutmamak gerekir ki yöneticiler de insandır ve herkes gibi motivasyona ihtiyaç duyarlar.

İşten Ayrıldığınız Günün Ertesinde Yapabileceğiniz 9 Şey



İşten Ayrıldığınız Günün Ertesinde Yapabileceğiniz 9 Şey


Küresel krizin etkisiyle, özellikle son bir senede bir çok insan işinden ayrıldı. Yeni ve mutlu bir iş buluncaya dek geçen “ara dönemler” zorlu süreçler olmaya adaydır.

Bu dönemlerde çabuk toparlanmanız işleri kolaylaştırır. İlk aksiyonlarınız belirleyici rol oynar. Ayrıldıktan sonraki ilk günde neler yapılabilir? İşte size 9 öneri:

1-    İlk günün sabahında makul bir saatte kalkıp bir yürüyüşe çıkın. Sahilde ya da ormanda, doğayı hissedebileceğiniz bir yerde uzun bir yürüyüş yapın.
2-    En sevdiğiniz kıyafetlerinizi giyin. Kendinizi iyi hissetmenize yardımcı olacak, sağlıklı bir kahvaltı yapın.
3-    Maddi durumunuzu gerçekçi bir şekilde gözden geçirin. Kısabileceğiniz masraflar var mı? Kenarda paranız olsa da nelerden kesinti yapabileceğinize bakın. Sembolik tasarruf önlemleri bile kontrolün sizde olduğu duygusunu verir.
4-    İşe gitmek gibi önemli alışkanlıklarınızdan birinin değişmesi ruh halinizi doğal olarak etkiler. Üzgün hissetmeniz normaldir. Kendinize fazla yüklenmeyin. 
5-    Deneyimlerine, fikirlerine saygı duyduğunuz bir yakınınıza danışın. Paylaşmak, görüş alışverişinde bulunmak ilk gün için iyi bir adım olabilir.
6-    Bir aksiyon planı hazırlamanızda yarar vardır. Yapmanız gerekenleri öncelik sıralarına göre alt alta yazın; sonrasında bu listenize uymaya çalışın.
7-    Eksiksiz ve ilgi çekici hale getirmek için CV’nizin üzerinde çalışmaya başlayın. Değişik örnekler görmek isterseniz internet üzerinde farklı görevlere ve fonksiyonlara yönelik olarak hazırlanmış bir çok CV örneği bulabilirsiniz. (Ör: http://bit.ly/CVornekleri)
8-    Yeni bir iş bulmanıza yardımcı olacak, network dediğinizde aklınıza gelen kişilerin iletişim bilgilerini içeren bir döküman oluşturun.
9-    Daha mutlu bir gelecek belki de açmak üzere olduğunuz kapının ardında. O geleceği bulmak için alternatiflerinizin farkına varmalısınız. Seçeneklerinizi, yapabileceklerinizi, öğrenebileceklerinizi araştırın.
İşten çıkarılmanız ya da ayrılmak zorunda bırakılmanız belki de sizin için bir fırsattır. Heyecanlı ve sürprizlere açık bir süreç sizi bekliyor. Bu enerjiyi hissederek yol almaya başlayın.

Kolay Okunan Bir CV için 10 İpucu

Kolay Okunan Bir CV için 10 İpucu

Bir role aday olduğunuzda sizi temsil eden CV’nizin ilgili okuyucunun dikkatini çekmek için 15-20 saniyesi vardır. Bu sürede dikkat çekmeyi başaramayan bir CV’nin reddedilen adaylar arasında yer alması kaçınılmaz. Bu yüzden CV’nizin kolay okunabilir olması çok önemli. İşte size en üst düzeyde dikkat çekebilmesi için CV’nizi hazırlarken dikkat etmeniz gereken 10 ipucu:
1.  Basit bir yazı tipi (font) kullanın. Okunması en kolay yazı tipleri Times New Roman ve Arial’dır. Bu iki font aynı zamanda iş dünyasının genelinde en çok kullanılan, tercih edilen fontlar. Dolayısıyla gözler Times New Roman ve Arial’a daha aşina. Şahsen ben Arial’ı her zaman tercih ederim 🙂
2.  Küçük puntodan kaçının. CV’nizdeki hiçbir yazı 11 puntodan daha küçük olmamalı. Küçük punto ile yazılmış CV’ler okuması en zor CV’lerdir. CV’nizi değerlendiren kişi, CV’nizi okumaya çalışırken şaşı kalma tehlikesi geçiriyorsa, bu kişinin CV’nizin önemli bölümlerini es geçme ihtimali çok yüksektir.
3.  Kısa paragraflarla yol almayı tercih edin. 3 ya da 4 satırdan daha uzun paragraflarda okuyucunun ilgisini kaybetme riskiniz çok fazladır. 3 Satırı aşmayan paragraflar kullanarak, kısa ve net ifadalerle çarpıcı bilgileri dile getirmek her zaman daha iyidir.
4.  Paragraflarınız, bullet’larınız (maddeleriniz) arasında mutlaka birer satır boşluk bırakın. Bu boşluklar hem beyaz alan yaratarak gözün daha az yorulmasını sağlar hem de odaklanmayı kolaylaştırır.
5.  Bir sayfaya çok fazla şeyi sığdırmaya çalışmayın. Aşırı yoğun, sıkışık CV sayfalar kimseyi CV’nizi dikkatle okuma yönünde motive etmez. Asla CV’nizi belli bir uzunlukta tutmak için okunabilirliği feda etmeyin.
6.  Kısa ve net cümleler kurun. CV’nizde bilgi fazlalığını, yoğunluğu engellemenin yollarından biri budur. Gereksiz ve fazla ifadelerden ne kadar kaçınırsanız önemli ve çarpıcı bilgileriniz o kadar ön plana çıkar.
7.  Bullet’larınız (maddeleriniz) iki satırdan fazla olmamalı. İki satırdan daha uzun bullet’lar kullanıyorsanız muhtemelen gereğinden fazla bilgi veriyorsunuz. Cümlelerinizi gözden geçirin.
8.  Bold (kalın yazı tipi) ile yazılmış kelimeler kullanmaktan çekinmeyin. Görsel olarak okuyucunun dikkatini önemli noktalara çekmenin en iyi yolu budur. Sayısal verilerin ve becerilerinizin farkedilmesini kolaylaştırmada bold kelimeler size yardımcı olacaktır.
9.  CV’nizdeki farklı bölümleri çizgiler kullanarak birbirinden ayırın. Okuyucularınızın gözlerini rahatlatmanın bir yolu da budur. Basit çizgiler CV’nizdeki farklı bilgilerin arasında sınırlar oluşturur; çizgilerle her bir bölüm daha rahat okunur ve anlaşılır hale gelir.
 10. Birden fazla font kullanımı, farklı bullet tipleri, birbiriyle tutarsız satır araları, değişik çizgi kalınlıkları, CV’nizdeki göze hoş gelmeyen farklılıklar okuyucunuzun odaklanmasını engeller. CV’nizin bölümleri birbirleriyle görünüm olarak tutarlı olmalıdır.
Arkadaşlarınız, yakınlarınız arasında küçük bir araştırma yaparsanız birçok CV formatıyla  karşılaşabilirsiniz. Bir çok insan kendi kullandığı formatın en iyisi olduğunu düşünür. Aslında formattan daha önemli olan şey okunabilirliktir. CV’niz kolay okunabiliyorsa, değerlendiren kişi dikkatini kaybetmeden, aradığı bilgileri kolayca bulabiliyorsa sizin için her format iyi formattır.
Bu 10 noktaya dikkata ederek hazırlanan CV’ler işe alım profesyonelleri ve işe alır konumda olan şirket yöneticileri için okunabilirlik açısından daha ilginç CV’ler olacaktır. Kolay okunan CV’lerin daha iyi değerlendirilme, dolayısıyla daha fazla mülakat daveti alma şansı olur. CV’nizin okunabilirliğini iyileştirerek işe girme ya da daha iyi rollere transfer olma şansınızı artırabilirsiniz.

Kariyer Hedefleriniz için 6 Tavsiye

Kariyer Hedefleriniz için 6 Tavsiye

Yapılan bir araştırmaya göre, insanların yarısından fazlası, yeni yılda uygulamaya karar verdikleri “çözüm”lerini ilk altı ayda terkediyor.
Eğer 2010’da kariyerinizi daha iyi hale getirmeyi istiyorsanız bu yönde bir “çözüm” kararı almanız önemli. Daha iyi bir kariyer için karar alan, bu yönde bir planlama yapan ve bu planları takip eden kişilerin yeni seçeneklere ulaşma şansının diğerlerine göre daha fazla olduğu ortadadır.
İşte size bu yönde bir plan oluşturabilmeniz yönünde yardımcı olabilecek 6 tavsiye:
1. Planlayın
İnsanların yeni yılda uygulamaya karar verdikleri ama bir türlü hayata geçiremedikleri bir çok “çözüm”leri olur. Bu çözümlerin uygulanamamasının önemli nedenlerinden biri “çözüm” kararlarının hızla, anlık heyecanlarla, planlama yapmaksızın alınmış olmasıdır.
Bunun yerine, aldığınız kararları dikkatlice, zaman ayırarak düşünün. Yeterince zaman ayırabilmek için, düşünmeye yeni yıl yaklaşmadan, yeni yılın bir iki hafta öncesinde başlayın. Kararınızla ilgili nasıl yol alacaksınız? Yıl içinde hangi adımları atacaksınız? Bu çözümü 2010’da uygulamak, kariyerinizi 2009’a göre nasıl daha iyi hale getirecek?
2. Mikro Hedefler Belirleyin
İş dünyasında hedef belirleme üzerine bir çok teori duyarsınız. Ben bu teorilerden SMART (Specific/Spesifik, Measureable/Ölçülebilir, Achievable/Ulaşılabilir, Relavant/İlgili, Time-Bound /Zamanlanabilir) hedef belirleme yöntemini beğeniyorum. Klasikleşmiş, eski bir yöntemdir. Bununla beraber, etkinliği gözlemlenmiş eski metotlar da bazen iyidir :-).
Örneğin “kariyerimi değiştireceğim” gibi fazla yüksek ve ne olduğu belirsiz bir hedef yerine, “bu sene uluslararası alanda önemli işler yapmış 10 firmayla görüşme yapacağım” gibi izlenebilir ve ölçülebilir bir hedef belirleyin.
Büyük hedeflerinizi küçük, yönetilebilir mikro hedeflere bölün. Bu sayede hem dikkatinizi ayrıntılara verme ve daha “taşınabilir yük”ler alma şansınız olur.
3. Bir “Yapılacaklar Listesi” Oluşturun
Yoğun günler yaşadığımızda ya da kendimizi bitkin hissettiğimizde ya gündelik işlerimizin bir kısmını hatta bazen kariyerimizle ilgili gelişim hedeflerimizi bir kenara bırakma eğiliminde oluruz. Bu durum hepimizin başına gelir. Bunu önlemenin ve hedef odaklı çalışmanın yöntemi her hafta bir “yapılacaklar listesi” oluşturmaktır.
Bir hedefinizi zamanında tamamlayamamış olsanız da tamamlayıncaya dek listenize eklemeye devam edin.
4. Kendinizi Ödüllendirin
Küçük ya da büyük bir hedefe ulaştığımızda, hissettiğimiz mutlulukla birlikte, bir sonraki hedefe ulaşma isteğinin yarattığı stresi de hissederiz. Bu stresle başa çıkabilmek için arada bir kendimizi ödüllendirmeliyiz. Arkadaşlarla iş çıkışı küçük organizasyonlar yapmak, haftasonları ilgi alanımıza giren konulara, aktivitelere zaman ayırmak bu anlamda yararlı olacaktır.
Yapılacak işler listelerinizi tamamlama yönünde enerji bulabilmek için bu ödüllere ihtiyacınız olacak.
5. Ailenizi ve Arkadaşlarınızı da bilgilendirin
Kariyerinizle ilgili yeni yıl kararınızı, bununla ilgili hedeflerinizi çevrenize duyurun. Yakınlarınızın bu kararınızı bilmelerinde fayda var. Size bu kararınızı hedeften uzaklaşırsanız hatırlatmalarını isteyin.
LinkedIn, Facebook, Xing, Twitter gibi sosyal paylaşım sitelerinde hedeflerinizi arkadaşlarınızla, network‘ünüzle paylaşın. Çevrenizdeki insanların sizi desteklemeleri, hedeflerinize ulaşmanız yönünde beklenti içinde olmaları işinizi kolaylaştırabilir.
6. Sonuçları Göz Önünde Bulundurun
Yıl içinde kararınızla ilgili motivasyonunuz düşerse, amacınıza ulaşma yönünde enerjiniz azalırsa yıl başında bu kararı neden aldığınızı hatırlayın. Aralık 2010’da hedefinize ulaştığınızda nasıl hissedeceğinizi hayal etmeye çalışın. Hedefinize ulaşamazsanız durumun kariyeriniz üzerinde yaratacağı etkiyi düşünün.
Kararınızı, hedeflerinizi ertelemeyi, bir süre bir kenara bırakmayı düşündüğünüzde, hayalinizi gerçekleştirdiğinizde olabilecek güzel gelişmeleri gözünüzün önüne getirin.
Kariyerinizle ilgili çözümünüz hayata geçtiğinde bu kararlılığınızın ve hedefe ulaşma yönündeki ısrarınızın eseri olacaktır.